(765 S. K. m. 466/2)
Dava: 6136 Sayılı Ateşli silâhlar ve Bıçaklar ile Diğer Aletler Hakkında Kanun'a muhalefet ve kavgada silâh boşaltmak suçlarından sanık ... ,765 sayılı Türk Ceza kanunu'nun 466/2,51/1,71 ve 6136 sayılı Kanun'un 13/1.maddeleri gereğince 1 yıl 1 ay 15 gün hapisb ve 91.260.000 Türk lirası ağır para cezası ile cezalandırılmasına dair,Antalya 4.Asliye Ceza Mahkemesi'nin 27.12.2001 tarihli ve 2000/1521 esas,2001/2403 sayılı kararın infazı sırasında 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı Ceza Kanunu'nun lehe olan hükümlerinin uygulanması talebi üzerine,765 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 466/2.maddesinde belirtilen suçun lehe olduğundan bahisle kararın aynen infazına ilişkin Antalya 4.Asliye Ceza Mahkemesi'nin 09.09.2005 tarihli ve 2000/1521 esas,2001/2403 sayılı ek kararına vaki itirazın reddine dair,Antalya 1.Ağır Ceza Mahkemesi'nin 10.10.2005 tarihli ve 2005/1074 müteferrik sayılı karar aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığı'nca verilen 29.12.2005 gün ve 56475 sayılı yazılı emre müsteniden dava dosyası C.Başsavcılığının 24.01.2006 gün ve 6552 sayılı ihbarnamesiyle daireye gönderilmekle okundu;
Mezkür ihbarnamede;
Tüm Dosya Kapsamına Göre;Mahkemece,Sanığın Eyleminin Kavgada Silâh Boşaltmak Suçu Olarak Kabul Edilmiş Olması Karşısında, 01.06.2005 Tarihinde Yürürlüğe Giren 5237 Sayılı Türk Ceza Kanunu'nda Söz Konusu Eylemin Suç Olarak Yer Almadığı Gözetilmeden,İtirazın Kabulü Yerine Yazılı Şekilde Reddine Karar Verilmesinde İsabet Görülmediğinden 5271 Sayılı CMK.nun 309. Maddesi Uyarınca Anılan Kararın Bozulması Lüzumu Yazılı Emre Atfen İhbar Olunmuştur.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Karar: Sanık hakkında kavgada silâh boşaltmak suçundan verilen 27.12.2001 gün ve 1521-2403 sayılı mahkûmiyet kararı sanığın temyizi üzerine Yargıtay 8.Ceza Dairesi'nin 04.12.2003 gün ve 10707 - 6756 sayılı ilâmı ile onanarak kesinleşmiştir.
01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı TCK.'nun lehe olan hükümlerinin uygulanması için yapılan başvuru mahkumiyet kararını veren Antalya 4.Asliye Ceza Mahkemesi'nin 09.09.2005 ve 16.09.2005 günlü ek kararlarıyla 5237 sayılı TCK'nun sanık lehine olmadığı gerekçesiyle reddedilmiş,her ne kadar dosya içerisinde bu kararın sanığa hangi tarihte tebliğ edildiği belli değil ise de,sanığın 04.10.2005 günlü itirazını inceleyen Antalya 1.Ağır Ceza Mahkemesi itirazın reddine karar vermiştir.
5252 sayılı TCK'nun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'un 9.maddesi gereğince yapılan başvurular üzerine duruşma açılarak veya evrak üzerinden verilen kararlar temyizi kabildir.Bu durumda başvuruyu inceleyerek 765 sayılı TCK'nun 466/2.maddesindeki düzenlemenin lehe olduğunu kabul ederek talebin reddine karar veren Antalya 4.Asliye Ceza Mahkemesi'nin 09.09.2005 ve 16.09.2005 günlü kararları temyizi kabil olup,sanığın itiraz dilekçesinin süresinde olup olmadığı belirlenerek 5271 sayılı CMK'nun 264.maddesi gereğince itiraz dilekçesinin temyiz dilekçesi kabul edilerek dosyanın Yargıtay'a gönderilmesi gerekirken, itiraz olarak inceleyen Antalya 1.Ağır Ceza Mahkemesi'nin 10.10.2005 gün ve 2005/1074 müt.sayılı kararı hukuken geçersiz olup,Antalya 4.Asliye Ceza Mahkemesi'nin 09.09.2005 ve 16.09.2005 günlü kararları kesinleşmemiştir. Kesinleşmemiş kararlara karşı kanun yararına bozma talebinde bulunulması mümkün değildir. Sanığın 04.10.2005 günlü dilekçesi üzerine temyiz mahiyetinde olan başvurunun süresinde olup olmadığı belirlendikten sonra,dosyanın temyizen incelenmek üzere Yargıtay'a gönderilmesi işleminin mahallince yerine getirilmesi mümkün görülmüştür.
Bu itibarla;
Sonuç: Kesinleşmemiş kararlara karşı kanun yararına bozma talebinde bulunulması mümkün olmadığından ,Antalya 1.Ağır Ceza Mahkemesi'nin 10.10.2005 gün ve 2005/1074 müt.sayılı hukuken geçersiz olan karara yönelik kanun yararına bozma isteminin REDDİNE,09.02.2006 gününde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy