(5271 S. K. m. 44, 74, 79, 98, 127, 146, 309)
Dava: Yaralama ve tehdit suçlarından şüpheli
. hakkında Eskişehir Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen 2006/148 sayılı soruşturma sırasında, çağrı tebliğine rağmen gelmeyen tanık
. hakkında vukubulan zorla getirilmesi talebinin, adı geçenin, ikamet ettiği yer ve nüfusa kayıtlı olduğu yerden adresinin araştırılıp neticesine göre yakalama istenmesi gerekirken, şüphelinin bulunabileceği yerler araştırılmaksızın yakalama müzekkeresi çıkarılmasının usul ve yasaya aykırı olduğundan bahisle reddine dair, Eskişehir 3. Sulh Ceza Mahkemesinin 12.5.2006 tarihli ve 2006/621 sayılı müteferrik kararına karşı 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 44. maddesi gereğince tanık hakkında Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından da zorla getirme kararı verebileceği cihetle, itirazın keza reddine ilişkin, Eskişehir 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 23.5.2006 tarihli ve 2006/125 müteferrik sayılı karar aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığınca verilen 26.9.2006 gün ve 43554 sayılı kanun yararına bozma talebine dayanılarak dava dosyası C. Başsavcılığının 13.10.2006 gün ve 2006/233190 sayılı ihbarnamesiyle daireye gönderilmekle okundu;
Mezkur ihbarnamede;
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununa göre, soruşturma işlemlerinin yapılmasından Cumhuriyet Savcısı, sorumlu olmakla birlikte Cumhuriyet Savcısının soruşturma sırasında ne şekilde hareket etmesi gerektiğini belirten kuralların anılan Kanunun birinci kitabında, düzenlendiği bu düzenlemelerden bazılarına göre gözlem altına alma için 74. moleküller genetik inceleme için 79. yakalama emri için 98. el koyma için 127. maddesi hükümleri gereğince hakim kararı alındığı nazara alındığında, hürriyeti kısıtlama sonucunu doğurabilecek zorla getirme emri için hakim kararı gerekmesinin tabi olduğu dolayısıyla ifadelerine başvurulmak üzere çağrı gönderilen şüphelilerin gelmemesi üzerine zorla getirilmeleri için 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 146. maddesi gereğince mahkemece zorla getirme kararı verilmesi gerekeceği gibi aynı kanunun 44. maddesine göre usulüne uygun olarak çağrılıp da mazeretini bildirmeksizin gelmeyen tanıkların zorla getirileceğinin belirtilmesi karşısında, tanık hakkında da hürriyeti kısıtlama sonucunu doğurabilecek zorla getirme emri için hakim kararı gerektiği gözetilmeden itirazın kabulü yerine reddine karar verilmesinde isabet görülmediğinden 5271 Sayılı CMK. nun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozma talebine dayanılarak ihbar olunmuştur.
Gereği düşünüldü:
Kanun yararına bozma istemindeki düşünce, dosya içeriğine göre yerinde görüldüğünden Eskişehir 4. Asliye Ceza Mahkemesinden itiraz üzerine verilip kesinleşen 23.5.2006 gün ve 2006/125 müt. sayılı kararın 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 309. maddesinin 4. fıkrasının a bendi uyarınca BOZULMASINA, gereği için dosyanın mahalline gönderilmesine, 04.12.2006 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy