(765 S. K. m. 36, 466) (647 S. K. m. 4, 6) (5237 S. K. m. 7, 106, 170) (5252 S. K. m. 9) (YCGK. 27.12.2005 T. 2005/3-162 E. 2005/173 K.) (YCGK. 20.06.2006 T. 2006/10-124 E. 2006/165 K.)
Kavgada silah boşaltmak suçundan sanık
765 sayılı TCK. nun 466/2, 647 sayılı Cezaların İnfazı Hakkında Kanun'un 4, 6. maddeleri uyarınca 284.700.000 TL. ağır para cezası ile emanette kayıtlı silahın anılan yasanın 36. maddesi gereğince müsaderesine dair; Konya 5. Asliye Ceza Mahkemesinin 27.05.2003 tarihli ve 2001/95 esas, 2003/728 sayılı kararının infazı sırasında, 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı TCK'nun lehe hükümlerinin uygulanması talebi üzerine, anılan Kanunda eyleminin suç olarak düzenlenmediğinden bahisle sanığın beraatına ve emanette kayıtlı bulundurma ruhsatlı silâhın sanığa iadesine dair, aynı mahkemenin 14.06.2005 tarihli ve 2001/95 esas, 2003/728 sayılı ek kararı aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığınca verilen 16.10.2006 gün ve 47398 sayılı kanun yararına bozma talebine dayanılarak dava dosyası C. Başsavcılığının 09.11.2006 gün ve 2006/258027 sayılı ihbarnamesiyle daireye gönderilmekle okundu;
Mezkur ihbarnamede;
Tüm dosya kapsamına göre,
1) 5237 sayılı TCK. nun 7/2, 5252 sayılı TCK'nun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'un 9/3. maddesindeki Lehe olan hüküm, önceki ve sonraki kanunların ilgili bütün hükümleri olaya uygulanarak, ortaya çıkan sonuçların birbirleriyle karşılaştırılması suretiyle belirlenir. şeklindeki düzenleme ve Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 27.12.2005 tarihli ve 2005/3-162-173 sayılı kararına nazaran, lehe yasanın saptanıp uygulanması, herhangi bir inceleme ve araştırma yapılmasını, kanıt toplanmasını, takdir hakkının kullanılmasını gerektiriyorsa ya da cezanın kişiselleştirilmesine ilişkin bir hükmün uygulanması olanağı sonraki yasa île doğmuşsa, hükümde değişiklik yargılamasının zorunlu olduğu gözetilmeden karar verilmesinde,
2- Kavgada silah boşaltmak suçunun 5237 sayılı Kanun'un 106. maddesinde düzenlenen tehdit suçu ile 170. maddesinde düzenlenen genel güvenliğin kasten tehlikeye sokulması suçlarını oluşturabileceği hususları düşünülüp sanığın lehine olan yasanın tespit edilmesinden sonra hüküm kurulması gerektiği gözetilmeksizin yazılı şekilde sanığın beraatına dair karar verilmesinde isabet görülmediğinden 5271 Sayılı CMK. nun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozma talebine dayanılarak ihbar olunmuştur.
Gereği düşünüldü:
Ayrıntıları Ceza Genel Kurulunun 20.06.2006 gün ve 124-165 sayılı kararında açıklandığı üzere, hakkında verilmiş mahkumiyet kararı kesinleşen hükümlü hakkında yapılan uyarlama yargılaması sonunda verilen kararın infaza ilişkin karar olması ve bu kararın verilmesi sırasında cezanın aleyhe değiştirilmesi yasağının geçerli olamayacağı, ancak daha önce kesinleşerek infaz aşamasında olan kararda tayin olunan cezanın aşılamayacağı, zaten tayin olunan cezanın kesinleşen karardaki cezayı aşacak olması halinde 765 sayılı Kanun gereğince kurulan ve kesinleşen kararın sanık lehine olacağı gözetilmek suretiyle;
Duruşma açılarak yapılacak yargılamada sanığın, dava konusu yapılan eyleminin 5237 sayılı TCK. nun 106. maddesinde düzenlenen tehdit suçunu oluşturup oluşturmayacağı tartışılarak sanığın eyleminin 5237 sayılı TCK'nun 106. maddesinde düzenlenen tehdit suçunu oluşturduğunun kabulü halinde 765 sayılı TCK'nun 466/2. maddesi ile 5237 sayılı TCK. nun 106. maddesinde öngörülen cezalar karşılaştırılarak lehe olan kanuna göre hüküm kurulması, sanığın, dava konusu yapılan eyleminin 5237 sayılı TCK'nun 106. maddesinde düzenlenen tehdit suçunu oluşturmadığının belirlenmesi halinde sanığın beraatına karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, duruşma açılıp yargılama yapılmadan dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 5237 sayılı TCK'da kavgada silah boşaltmanın ayrı bir suç olarak düzenlenmediği gerekçesi ile karar verilmiş olması yasaya aykırı olup kanun yararına bozma istemi bu nedenle yerinde görüldüğünden KONYA 5. Asliye Ceza Mahkemesinden verilip, kesinleşen 14.06.2005 gün ve 95/728 sayılı ek kararın 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 309. maddesinin 4. fıkrasının b bendi uyarınca BOZULMASINA, müteakip işlemlerin mahallinde mahkemesince yerine getirilmesine 18.12.2006 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy