(5237 S. K. m. 50, 179) (2918 S. K. m. 48) (5271 S. K. m. 309)
Dava: Alkollü araç kullanmak suçundan sanık Abbas Tekeli'nin, 5237 s. TCK. nun 179/3, 50/1-a. maddeleri uyarınca 900 YTL adli para cezası ile cezalandırılmasına dair, Gölhisar Sulh Ceza Mahkemesinin 09.02.2006 günlü ve 2006/13-29 s. karar aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığınca verilen 27.04.2007 tarih ve 22268 s. yasa yararına bozma talebine dayanılarak dava dosyası Yargıtay C.Başsavcılığının 07.06.2007 tarih ve 2007/96775 s. tebliğnamesiyle dairemize gönderilmekle okundu;
Kanun yararına bozma isteyen tebliğnamede;
01.06.2005 gününde yürürlüğe giren 5237 s. TCK. nun Trafik güvenliğini tehlikeye sokma başlıklı 179. maddesinin 3.fıkrasında alkol veya uyuşturucu madde etkisiyle emniyetli bir biçimde araç sevk ve idare edemeyecek olan kişinin araç kullanma halinin suç olarak düzenlendiği, maddede belirtilen emniyetli bir şekilde ifadesinin kişilerin hayatı, sağlığı ve mal varlığı açısından bir tehlikeye neden olunması biçiminde anlaşılması gerektiği, salt alkollü araç kullanmanın ne biçimde trafik güvenliğini tehlikeye düşürdüğü tesbit edilmeden bu madde uyarınca cezalandırılmayacağı, keza 2918 s. Karayolları Trafik Kanunu'nun 48. maddesinde alkollü araç kullanma eyleminin düzenlendiği ve dosya kapsamına göre, somut olayda sanığın yapılan kontrol sırasındaki ölçümde görevlilerce %202 promil alkollü olduğunun tesbit edildiği, bu nedenle de hakkında trafik ceza tutanağı düzenlendiği, 2918 s. Kanun'un 48. maddesine dayanılarak çıkarılan yönetmelikte belirtilen %50 promilin üzerinde alkollü araç kullanmanın her zaman 5237 s. Kanun'un 179. maddesi kapsamında değerlendirilmesinin mümkün olmadığı, aynı zamanda alkolün etkisiyle trafik güvenliğinin tehlikeye sokulması da gerektiği cihetle, sanık hakkında beraat kararı verilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı biçimde hüküm kurulmasında isabet görülmediğinden 5271 S. CMK. nun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu yasa yararına bozma talebine dayanılarak ihbar olunmuştur.
Gereği düşünüldü:
Karar: Alkollü olarak araç kullandığı belirlenen sanığın araç kullandığı sırada alkol veya uyuşturucu madde etkisiyle veya başka bir sebeple emniyetli bir biçimde araç sevk ve idare edemeyecek halde olduğuna dair tıbbi bulgular veya sanığın dışa yansıyan davranışlarına bağlı olarak yapılan bir tespit ve delil olmaması karşısında sanığa atılı trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçu oluşmayacağından, sanığın yalnızca alkollü olarak araç kullanma eyleminin ayrıca 2918 s. Karayolları Trafik Yasası'nın 48. maddesi kapsamında değerlendirilmesi ve bu madde gereğince idari işlemlerin yetkili mercii tarafından yapılması gerekecektir.
Trafik güvenliğini tehlikeye sokma eylemi 5237 s. TCK. nunun 179/3. maddesinde düzenlenen ve adli yargı mahkemelerinin görevine giren bir suç olduğu durumda yalnızca alkollü olarak araç kullanma eylemi 2918 s. Karayolları Trafik Kanunu'nda düzenlenen ve idari makamlar tarafından işlem yapılmasını gerektiren bir kabahattir.
Dosya kapsamına göre, sanık hakkında, 2918 s. Karayolları Trafik Yasası gereğince, işlem yapılmadığı belirlenmiş ise de; yetkili idari makamlarca anılan kanun hükümleri uyarınca gerekli işlemin yapılması mümkündür. Sanık hakkında 5237 s. TCK. nun 179/3-2 maddeleri uyarınca trafik güvenliğini tehlikeye sokmak suçundan dolayı açılan davada suçun oluşmaması sebebiyle sanığın beraatine karar verilmesi gerekirken, yazılı biçimde hüküm kurulmuş olması kanuna aykırı bulunmakla yasa yararına bozma istemi yerinde görüldüğünden Gölhisar Sulh Ceza Mahkemesi'nden verilip kesinleşen 09.2.2006 ün ve 13-29 s. kararın 5271 s. Ceza Muhakemesi Yasası'nın 309. maddesinin 4.fıkrasının (d) bendi uyarınca BOZULMASINA, sanığın atılı suçtan beraatine ve tayin edilen cezanın çektirilmemesine 21.06.2007 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy