(5271 S. K. m. 309) (1136 S. K. m. 164)
Dava ve Karar : Müessir fiil saldırgan sarhoşluk ve nas'ı ızrar suçlarından sanıklar
. ve
haklarında yapılan yargılama sonucunda ; tüm sanıkları kavgada silah teşhiri ve sarhoşluk suçu yönünden beraatlarına, yaralama ve ızrar suçlarından dolayı da sanıkların karşılıklı olarak şikayetlerinden vazgeçip uzlaşmaları nedeniyle açılan davanın düşürülmesine, 450,00 Yeni Türk Lirası Maktu vekalet ücretinin hazineden alınarak sanıklara verilmesine ilişkin, Ankara 15. Asliye Ceza Mahkemesinin 13.03.2007 tarih ve 2005/ 656 Esas, 2007/197 sayılı karar aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığınca verilen 7.8.2007 gün ve 41547 sayılı kanun yararına bozma talebine dayanılarak dava dosyası Yargıtay C. Başsavcılığının 21.8.2007 gün ve 170569 sayılı tebliğnamesiyle dairemize gönderilmekle okundu;
Kanun yararına bozma isteyen tebliğnamede;
Tüm dosya kapsamına göre , beraat eden ve haklarındaki dava düşen sanıklar
.,
.,
.. lehine Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 13/5 maddesi gereğince hazine aleyhine vekalet ücretine hükmedilmiş ise de, 1136 sayılı Avukatlık Kanunu ile 5271 Sayılı Ceza Muhakemesi Kanununda beraat eden sanık yararına vekalet ücretine karar verileceğine ilişkin bir düzenleme bulunmadığı gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulmasında isabet görülmediğinden 5271 Sayılı CMK'nın 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozma talebine dayanılarak ihbar olunmuştur.
Gereği Düşünüldü;
Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 13. maddesinin 5. fıkrası uyarınca kavgada silah teşhiri ve sarhoşluk suçundan dolayı beraatlarına karar verilen ve kendilerini vekille temsil ettiren sanıklar
.. ve
..lehine maktu vekalet ücreti tayininde isabetsizlik görülmediğinden kanun yararına bozma isteminin REDDİNE, 26.12.2007 tarihinde oyçokluğu ile karar verildi.
KARŞI OY
Avukatlık ücreti, avukatlık sözleşmesinden kaynaklanan avukatlık ücreti ve Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre karşı tarafa yükletilen avukatlık ücreti olarak ikiye ayrılır. Bunlardan ilki yargılama giderlerine dahil değildir. İkinci tür avukatlık ücreti ise 5272 sayılı kanunun 324/1 maddesi gereğince yargılama giderlerine dahildir.
13.12.2006 tarihli resmi gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren avukatlık asgari Ücret Tarifesinin 13. maddesinin 5. fıkrasından (Beraat eden ve kendisini vekil ile temsil ettiren sanık yararına hazine aleyhine maktu vekalet ücretine hükmedilir.) şeklinde bir düzenleme yapılmıştır.
5271 Sayılı Kanunun 327 maddesine göre (Hakkında beraat veya ceza verilmesine yer olmadığına karar verilen kişi, sadece kendi kusurundan ileri gelen giderleri ödemeye mahkûm edilir. Bu kişinin önceden ödemek zorunda kaldığı giderler, Devlet Hazinesince üstlenilir.) Aynı hüküm 1412 Sayılı Kanunun 409. maddesinde de bulunmaktaydı. Tarifedeki hükme dayanak olarak gösterilen bu düzenlemeler uzun yıllardan beri uygulanmakta olup önceki tarifelerde de bu hükme yer verilmemiştir. CMK327/2 fıkrasında bahsedilen (Kişinin önceden ödemek zorunda olduğu giderlere) kendisini ihtiyari olarak vekille temsil ettiren sanığın beraat etmesi halinde önceden vekiline ödediği vekalet ücretini de dahil etmek mümkün değildir. Çünkü avukatlık sözleşmesinden kaynaklanan vekalet ücretini yargılama giderlerine dahil etmek mümkün değildir. Maddede belirtilen (masraf ve giderler) beraat eden sanığın yargılama sırasında yapmak zorunda kaldığı ulaşım, iaşe ve barınma gibi harcamalardır.
Bu suretle tarife hükmünün kanuni bir dayanağının bulunmadığı ortaya çıkmaktadır. Ceza Muhakemesi Kanununda ve Avukatlık Kanununda yer almayan bir müessesenin Avukatlık asgari Ücret Tarifesinde düzenlenmesi mümkün değildir. YHGK. nun 28.4.2004 gün ve E 12-232 / K -243 sayılı kararda da belirtildiği gibi tarifede yapılan bu şekil bir düzenleme Anayasa ve Avukatlık yasasından doğmayan bir yetkiye istinaden yapıldığı ve yasaca düzenlenmediğinden Anayasanın 73. maddesine aykırıdır.
Bu nedenle kanun yararına bozma istemi yerinde olup kabulü gerekirken reddine dair verilen çoğunluk görüşüne katılmıyorum. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy