(5237 S. K. m. 50, 52, 62, 179)
Trafik güvenliğini tehlikeye sokmak suçundan sanık
5237 sayılı TCK'nun 179./3. 62, 50, 52. maddeleri gereğince 500 YTL adli para cezası ile cezalandırılmasına dair, Didim Sulh Ceza Mahkemesinin 27.07.2006 tarihli ve 2006/43-259 sayılı kararının infazı sırasında, hükümlünün para cezasını ödememesi sebebiyle, ödenmeyen para cezasının ne şekilde infaz edileceği hususunda karar talep edilmesi üzerine, mahkumiyet kararında, adli para cezasının 5 taksitte tahsiline ve taksitlerden birinin zamanında ödenmemesi halinde kalan kısmının bir seferde tahsil edileceğinin aksi takdirde ödenmeyen adli para cezasının hapse çevrileceğinin sanığa ihtarına karar verildiğinden bahisle, infaz makamınca, ilamda belirtilen adli para cezasının ödenmeyen kısmının tamamının bir seferde ve derhal ödenmesi gerektiği ve ödenmemesi halinde adli para cezasının hapse çevrileceğinin sanığa bildirilmesi ve sonrasında adli para cezasının tamamının ödenmemesi halinde hapis cezasının tamamen ya da kısmen infazına karar verilmesi hususunda karar istenilmesi gerektiğine dair, aynı Mahkemenin 27.07.2007 tarihli ve 2006/43-259 sayılı kararına yönelik itirazın reddine ilişkin, Didim Asliye Ceza Mahkemesinin 22.05.2007 tarihli ve 2007/49 değişik iş sayılı karar aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığınca verilen 25.09.2007 gün ve 2007/48283 sayılı kanun yararına bozma talebine dayanılarak dava dosyası Yargıtay C. Başsavcılığının 09.10.2007 gün ve 2007/203162 sayılı tebliğnamesiyle dairemize gönderilmekle okundu;
Kanun yararına bozma isteyen tebliğnamede;
Dosya kapsamına göre, C. Başsavcılığı tarafından, kesinleşen para cezasına ilişkin ilam üzerine, hükümlüye yasada belirlenen sürede para cezasını ödemesi için gerekli tebligat yapılmış olup, para cezasının yasal süresinde ödenmemesi nedeniyle mahkemece cezanın kısmen veya tamamen hapis cezası olarak infazı veya başka bir tedbire çevrilerek infazına karar verilmesi gerekirken, ikinci kez, süresi de belli olmayacak şekilde para cezasının tamamının ödenmesi için yeniden süre verilmesine ilişkin olarak yazılı şekilde verilen karara yönelik itirazın kabulü yerine reddine karar verilmesinde isabet görülmediğinden 5271 Sayılı CMK. nun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozma talebine dayanılarak ihbar olunmuştur.
Gereği düşünüldü:
Kanun yararına bozma istemi yerinde görüldüğünden Didim Asliye Ceza Mahkemesinden verilip kesinleşen 22.05.2007 gün ve 2007/49 D.iş sayılı kararın 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 309. maddesinin 4. fıkrasının (a) bendi uyarınca BOZULMASINA, müteakip işlemlerin mahallinde mahkemesince yerine getirilmesine 20.11.2007 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy