(5271 S. K. m. 231, 253, 254) (818 S. K. m. 47)
Dava: Kasten yaralama suçundan sanıklar Ahmet, Ersin, Şener, Özen'in yapılan yargılaması sonucunda; sanık Ersin'in beraatına, diğer sanıkların Mahkûmiyetlerine dair Burhaniye Asliye Ceza Mahkemesi'nden verilen 28.11.2005 tarihli hükmün Yargıtay'ca incelenmesi sanıklar Özen ve Şener müdafii ile katılan sanık Ahmet tarafından istenmekle ve dosya C.Başsavcılığı'nın 21.12.2006 tarihli tebliğnamesiyle dairemize gelmekle yapılan inceleme sonunda gereği düşünüldü:
Karar: Katılan sanıklar Şener ve Özen'in hükmü sanık sıfatıyla temyiz ettikleri belirlenerek yapılan incelemede;
1- Kasten yaralama suçundan hükmolunan cezanın miktar ve türüne göre hükmün 21.07.2004 tarihinde yürürlüğe giren 5219 Sayılı Kanunun 3/B maddesi ile değişik 1412 sayılı CMUK'nun 305/1. maddesi gereğince hüküm tarihine göre temyizi mümkün olmadığından sanıklar Özen ve Şener müdafiinin temyiz isteğinin aynı kanunun 317. maddesi gereğince REDDİNE,
2- Sanık Ahmet hakkında katılan Özen ve Şener'e yönelik kasten yaralama suçundan hükmolunan cezanın miktar ve türü ile müsaderesine karar verilen bıçağın ve hükmedilen tazminat miktarı itibariyle hükmün; 21.07.2004 tarihinde yürürlüğe giren 5219 Sayılı Kanunun 3/B ve 2. maddeleriyle değişik 1412 sayılı CMUK'nun 305/1 ve HUMK'nun 427. maddesi gereğince hüküm tarihine göre temyizi mümkün olmadığından sanık Ahmet'in temyiz isteğinin aynı kanunun 317. maddesi gereğince REDDINE,
3- Sanık Şener ve Özen hakkında katılan Ahmet'e yönelik kasten yaralama suçundan kurulan mahkumiyet hükmü ile sanık Ersin hakkında katılan Ahmet'e yönelik kasten yaralama suçundan kurulan beraat hükmünün katılan Ahmet tarafından temyizi üzerine yapılan incelemede;
Katılan Ahmet'in sanıkların her birinden talep ettiği 1.500.- YTL. manevi tazminatın reddine karar verilmesi nedeniyle sanıklar Şener ve Özen hakkında kurulan hükmün temyizi kabil olduğu belirlenerek yapılan incelemede;
Dosya içeriğine göre sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
a- Katılan Ahmet'in iddiası, bu iddiayı doğrulayan doktor raporu içeriği ve olay yerinde bulunan tanık Mebrure'nin sanıkların hepsi birbirleriyle dalaştılar ve birbirlerine vurdular şeklindeki beyanı karşısında sanık Ersin'in atılı kasten yaralama suçundan mahkumiyeti yerine, bu tanık beyanına neden itibar edilmediği de karar yerinde tartışılmadan yazılı şekilde sanığın beraatına karar verilmesi,
b- Mahkemece sanıklar Şener ve Özen'den uzlaşmak isteyip istemediklerinin sorulmadığı, sanıklar müdafiine uzlaşma önerisinde bulunulduğu ve sanıklar müdafiinin uzlaşmak istemediklerine ilişkin beyanı ile yetinildiği anlaşılmakla,
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 253 ve 254. maddeleri uyarınca usulüne uygun uzlaştırma işlemi yapılmadan eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
c- Sanıklar Şener ve Özen hakkında katılan Ahmet'e yönelik kasten yaralama suçundan mahkumiyet kararı verilmesi karşısında, sanıklar lehine tahrik hükümlerinin uygulanmasının tazminata hükmedilmesine engel teşkil etmeyeceği nazara alınarak 1412 sayılı CMUK'nun 358/1. maddesi hükmü uyarınca vaki talep dolayısıyla Borçlar Kanunu'nun 47. maddesi çerçevesinde katılan Ahmet lehine uygun bir tazminata hükmedilmesi gerekirken, olaya katılanın sebep olduğundan bahisle talebin reddine karar verilmesi,
d- Hükümden sonra 19.12.2006 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 5560 Sayılı Yasanın 23. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMY'nın 231. maddesi uyarınca; soruşturulması ve kovuşturulması şikayete bağlı suçla ilgili olarak yapılan yargılama sonucunda hükmolunan cezanın tür ve süresine göre hükmün açıklanmasının geri bırakılıp bırakılmayacağı hususunun değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Sonuç: Bozmayı gerektirmiş, katılan Ahmet'in temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı BOZULMASINA, 15.02.2007 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy