(5237 S. K. m. 58, 179) (5275 S. K. m. 106, 108)
Dava ve Karar: Trafik güvenliğini tehlikeye sokmak suçundan sanık Turgay Kılınç'ın yapılan yargılaması sonucunda; mahkumiyetine dair Elbistan Sulh Ceza Mahkemesinden verilen 27.1.2006 günlü hükmün Yargıtay'ca tetkiki sanık ve O Yer C. Savcısı tarafından istenmekle ve dosya C. Başsavcılığının 28.4.2007 günlü tebliğnamesiyle dairemize gelmekle yapılan inceleme sonunda gereği düşünüldü.
Sanık hakkında tayin edilen cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına karar verilmesi sebebiyle hükmün temyizi kabil olduğu belirlenerek yapılan incelemede;
Oluşa göre;
5237 s. TCK. nun 179/3. maddesinde belirtilen trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçunun oluşması için, kişinin alkol ya da uyuşturucu madde etkisiyle veya başka bir sebeple emniyetli bir biçimde araç sevk ve idare edemeyecek durumda olmasına karşın, araç kullanması gerekir. Olay gecesi 53 promil alkollü olduğu durumda araç kullanırken yapılan rutin kontroller sonucu yakalandığı anlaşılan sanığın, 05.07.2005 günlü trafik suç tutanağında ismi geçen tutanak düzenleyicileri Ali Ece ve Mehmet Erişik dinlenerek, olayda sanığın aldığı alkolün etkisiyle, emniyetli bir biçimde araç sevk ve idare edemeyecek halde olup olmadığı hususu sanığın dışa yansıyan davranışları dikkate alınmak suretiyle saptanmadan ve yetersiz bilirkişi raporuna dayanılarak eksik inceleme ile yazılı biçimde sanığın mahkumiyetine karar verilmesi,
Kabule göre de;
5237 S. TCK. nun 58/6. maddesinde tekerrür halinde hükmolunan cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirileceği ve ayrıca mükerrir hakkında cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbirinin uygulanacağı, öngörülmektedir. Aynı kanunun 7.fıkrası uyarınca da hükümlülük kararında bu durumun belirtilmesi gerekmektedir.
Mükerrirlere özgü infaz rejimi ve denetimli serbestlik tedbirlerinin yer aldığı 5275 S. Yasanın 108. maddesinde ise, sadece mükerrirler hakkında tayin edilen özgürlüğü bağlayıcı ceza olan hapis cezalarının ne biçimde infaz edileceği belirtilmiş olup, bu maddede adli para cezasının infazı konusunda her hangi bir düzenleme bulunmamaktadır.
5275 S. Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Yasanın 106. maddesinde adli para cezasının infazı düzenlenmiş olup, bu maddede mükerrirler hakkında hükmolunan adli para cezasının infazına ait bir düzenlemeye yer verilmemiştir.
Bu durumda, 5237 S. TCK. nun 58, 5275 S. Yasanın 106 ve 108. maddeleri birlikte değerlendirildiğinde, sanık hakkında adli para cezasına hükmedildiği için, hükümlülük kararında, mükerrirlere özgü infaz rejiminin ve cezanın infazından sonra denetimlik serbestlik tedbirinin uygulanacağının belirtilemeyeceği, sonucu ortaya çıkmaktadır.
Yukarıda açıklanan sebeplerle sanık hakkında hükmolunan cezanın niteliği itibariyle 5237 S. TCK. nun 58. maddesinin 6. fıkrası uyarınca mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilemeyeceği gözetilmeden yazılı biçimde karar verilmesi,
Sonuç: Bozmayı gerektirmiş sanık ve o yer C.Savcısının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu nedenlerden dolayı BOZULMASINA, 04.06.2007 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy