(765 S. K. m. 565) (5237 S. K. m. 7, 179, 180)
Tehlikeli vasıta kullanmak suçundan sanık Okan Helvacı'nın yapılan yargılaması sonucunda; mahkumiyetine dair Germencik Sulh Ceza Mahkemesinden verilen 27.4.2006 günlü hükmün Yargıtay'ca tetkiki O Yer C. Savcısı tarafından istenmekle ve dosya C. Başsavcılığının 15.5.2007 günlü yazısıyla dairemize gelmekle yapılan inceleme sonunda gereği düşünüldü.
Yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
1- 5237 s. TCK. nun 179. maddesinde trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçu, bu maddenin 2. fıkrasında ise kara, deniz, hava ve demiryolu ulaşım araçlarını kişilerin hayat, sağlık ve malvarlığı açısından tehlikeli olabilecek biçimde sevk ve idare etmek... suçu tanımlanmıştır. Aynı Yasanın 180. maddesinde ise trafik güvenliğini taksirle tehlikeye sokma suçu düzenlenmiş ve bu maddede karayolu ulaşım araçlarına yer verilmemiştir. 765 S. TCK. nun 565. maddesinde düzenlenen tehlikeli araç kullanmak suçu kasten veya taksirle işlenebildiği durumda 5237 S. TCK. nun 179. maddesinde düzenlenen trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçu ancak kasten işlenebilen suçlardandır. Bu düzenleme şeklinden, 5237 S. TCK. nun 179. maddesinde tanımlanan suçun kasıtlı işlenen suçlardan olduğu ve bu suçun oluşabilmesi için, aracın kasıtlı olarak kişilerin hayat, sağlık ve mal varlığı açısından tehlike yaratacak bir biçimde sevk ve idare edilmesi gerektiği anlaşılmaktadır.
Böylece, 765 s. TCK. nun 565. maddesinde düzenlenen, tehlikeli araç kullanmak suçunun, taksirle işlenen biçimine 5237 s. TCK. nun da ve 5326 S. Kabahatler Kanununda yer verilmediği anlaşılmıştır. Koşulları bulunduğu takdirde eylemin 2918 S. Yasa kapsamında ayrıca değerlendirilmesi mümkün görülmüştür.
Somut olayda sanık, kullandığı araç ile aynı yönde seyir halinde bulunan müştekinin aracına arkadan çarpması sonucu sanığın aracında seyahat eden mağdur Mehmet Ünaldı'nın hafif biçimde yaralanmasına neden olmuş, mağdurun şikayetçi olmaması sebebiyle dönüşen bu eylemden dolayı 765 S. TCK. nun 565. maddesi uyarınca dava açılarak aynı madde uyarınca cezalandırılmasına karar verilmiştir. İnfaz aşamasında Cumhuriyet Savcısının talebi üzerine yürürlüğe giren yeni yasalar gereğince sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendiren mahkeme verdiği ikinci karar ile 765 s. TCK. nun 565. maddesi gereğince sanığın mahkumiyetine dair yeniden aynı biçimde hüküm kurmuştur.
Sanığın dava konusu yapılan bu eyleminin 5237 s. TCK. nun 179/2 ve 180. maddelerinde düzenlenen suçu oluşturup oluşturmadığı tartışıldığında; sanığın açıklanan eyleminin, her iki maddede düzenlenen suçu oluşturmadığı sonucuna varılmaktadır. O durumda sanığın dava konusu yapılan ve 765 s. TCK. nun 565. maddesine uyduğu belirlenen eylemi 5237 s. TCK'da yapılan düzenlemelere göre suç teşkil etmemektedir.
Bu açıklamalar ışığında sanığın, dava konusu yapılan ve 765 s. TCK. nun 565. maddesine uyan suçu oluşturan taksirli eyleminin, 5237 s. TCK'da yapılan düzenlemelere göre suç teşkil etmediğinin belirlenmesi karşısında, sanığın beraatine karar verilmesi gerekirken yazılı biçimde mahkumiyet hükmü kurulması,
2- Kabul ve uygulamaya göre ise; sanığa atılı tehlikeli vasıta kullanmak suçundan dolayı 765 s. TCK. nun 565. maddesi uyarınca cezanın belirlenmesinden sonra 5252 S. Yasanın 5349 s. Yasa değişik 7. maddesi uyarınca tayin edilen cezanın nev'inin idari para cezasına çevrilmesi gerektiği, bu işlemin infaz aşamasında da yapılabileceği nazara alınarak idari para cezasına çevirme işlemi yapılmadan tayin edilen cezanın hafif hapis veya hafif para cezası olarak bırakılabileceği gözetilmeden yazılı biçimde sonuç cezanın adli para cezası olarak belirlenmesi,
Bozmayı gerektirmiş O Yer Cumhuriyet Savcısının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu nedenlerden dolayı BOZULMASINA 14.06.2007 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy