(5237 S. K. m. 51, 89, 179) (5271 S. K. m. 253)
Dava: Trafik güvenliğini tehlikeye sokmak suçundan sanık
..'un, 5237 sayılı TCK'nun 179/2. maddesi uyarınca 1 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, bu cezasının anılan Kanun'un 179/2. maddesi uyarınca 1 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, bu cezasının anılan Kanun'un 51/1. maddesi gereğince ertelenmesine dair, Ankara 4. Sulh Ceza Mahkemesinin 29.09.2005 tarihli ve 2005/890-1121 sayılı karar aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığınca verilen 01.04.2008 gün ve 2008/19009 sayılı kanun yararına bozma talebine dayanılarak dava dosyası Yargıtay C.Başsavcılığının 06.05.2008 gün ve 2008/82283 sayılı tebliğnamesiyle dairemize gönderilmekle okundu;
Kanun yararına bozma isteyen tebliğnamede;
Sanığın olay tarihinde kullandığı aracıyla kaza yapması sonucu bir kişinin yaralanmasına sebebiyet verdiği dosya kapsamından anlaşılmasına rağmen, taksirle yaralama eylemi dikkate alınmaksızın trafik güvenliğini tehlikeye sokmak suçunu işlediğinden bahisle Cumhuriyet Başsavcılığınca açılan dava sonucu yapılan yargılama neticesinde 5237 sayılı Kanun1un 179/2. maddesi gereğince sanığın cezalandırılmasına karar verilmiş ise de,
01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı TCK. nun Trafik güvenliğini tehlikeye sokma başlıklı 179. maddesinin 3. fıkrasında alkol veya uyuşturucu madde etkisiyle emniyetli bir şekilde araç sevk ve idare edemeyecek olan kişinin araç kullanma halinin suç olarak düzenlendiği, maddede belirtilen suçun tehlike suçu olduğu, somut olayımızda ise bir kişinin yaralanmış olması sebebiyle zarar suçunun oluştuğu,
Sanığın üzerine atılı eylemin 5237 sayılı Kanun'un 89/1. maddesi kapsamında kalan ve şikayete tabi bulunan fiillerden olduğu ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 253. maddesi gereğince uzlaşma hükümlerinin uygulanarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiği cihetle, sanığın trafik güvenliğini tehlikeye sokmak suçundan dolayı cezalandırılmayacağı, mağdurun 13.09.2005 tarihli ve 1 nolu celsede şikayetinin devam ettiğini bildirmiş olması karşısında mahkemenin taksirle yaralama eyleminden dolayı ek iddianame düzenletmesi gerekeceği, bu nedenle sanık hakkında trafik güvenliğini tehlikeye sokmak suçundan dolayı beraatına karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmesinde isabet görülmediğinden 5271 Sayılı CMK. nun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozma talebine dayanılarak ihbar olunmuştur.
Gereği Düşünüldü:
Karar: Sanık hakkında taksirle yaralama eylemi nedeniyle zamanaşımı süresi içerisinde takibat yapılması mümkün görülmüştür.
5237 sayılı TCK'nun 179. maddesinde düzenlenen trafik güvenliğini tehlikeye sokmak suçu ancak kasten işlenebilen suçlardandır. Bu düzenleme şeklinden; 5237 sayılı TCK'nun 179. maddesinde tanımlanan suçun kasıtla işlenen suçlardan olduğu ve bu suçun oluşabilmesi için aracın kasıtlı olarak kişilerin hayat, sağlık ve mal varlığı açısından tehlike yaratacak bir şekilde sevk ve idare edilmesi gerektiği anlaşılmaktadır. Halbuki dosya içeriğine göre sanığın taksirli davranışı sonucu mağdura çarparak yaralanmasına neden olduğunun anlaşılması karşısında atılı suçun unsurlarının oluşmadığı neticesine varıldığı, bu itibarla kanun yararına bozma istemi yerinde görülmekle Ankara 4. Sulh Ceza Mahkemesinden verilip kesinleşen 29.09.2005 tarihli ve 2005/890-1121 sayılı kararın 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 309. maddesinin 4. fıkrasının (d) bendi uyarınca BOZULMASINA; sanığın atılı suçtan beraatına ve tayin olunan cezanın çektirilmemesine, 23.06.2008 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy