(5237 S. K. m. 7, 125) (5083 S. K. m. 1, 2) (5252 S. K. m. 5) (5271 S. K. m. 231)
Dava ve Karar: Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Hürriyeti bağlayıcı cezanın günlüğü alt sınırın üzerinde, 16 YTL. den para cezasına çevrilmesi sırasında takdire dayanıldığının belirtilmesi kanuni ve yeterli kabul edildiğinden ve asgari hadde ceza tayin edildiğine ait takdir hakkının temel cezanın tayinine ait olduğu anlaşıldığından, tebliğnamedeki bu hususa değinen bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir.
Dosya içeriğine göre sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
1- 01.06.2005 gününde yürürlüğe giren 5252 sayılı Yasanın 5/2 maddesi ve 5237 sayılı TCK'nun 7. maddesi ile 5083 sayılı Yasanın 1 ve 2. maddesi uyarınca suç tarihi itibariyle temel adli para cezasının 450. YTL. olduğunun gözetilmemesi ve kabule göre de, sanık hakkında temel cezanın alt sınırdan verildiği belirtildiği halde, alt sınırın üzerinde adli para cezasına hükmedilmesi,
2- Hükümden sonra 08.02.2008 günlü Resmi Gazetede yayımlanarak aynı tarih yürürlüğe giren 5728 sayılı Yasa'nın 562. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMY'nın 231. maddesi uyarınca; hükmolunan cezanın tür ve süresine göre hükmün açıklanmasının geri bırakılıp bırakılmayacağı hususunun değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Sonuç: Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu nedenlerden dolayı BOZULMASINA, 19.01.2009 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy