(2709 S. K. m. 141) (647 S. K. m. 6) (5271 S. K. m. 34, 230) (1412 S. K. m. 308) (765 S. K. m. 61, 308)
Dava: Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Karar: Sanık hakkında tayin olunan cezanın 647 sayılı kanunun 6. maddesi gereğince ertelenmesi karşısında 765 sayılı TCK. nun açıkça lehe olduğu anlaşıldığından tebliğnamedeki bu hususa ilişkin bozma düşüncesine iştirak olunmamıştır.
Dosya içeriğine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın 141, 5271 sayılı CMK. nun 34/1, 230 ve 1412 sayılı CMUK. nun 308/7. maddeleri uyarınca mahkeme kararlarının Yargıtay denetimine olanak verecek biçimde açık ve gerekçeli olması ve Yargıtay'ın bu işlevini yerine getirmesi için gerekçe bölümünde iddia ve savunmada ileri sürülen görüşlerin belirtilmesi, mevcut delillerin tartışılması ve değerlendirilmesi, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterilmesi ve ulaşılan kanaat, sanığın suç oluşturduğu sabit görülen fiili ve bunun nitelendirilmesinin belirtilmesi, delillerle sonuç arasında bağ kurulması gerektiği gözetilmeden gerekçesiz hüküm kurulması,
Kabul ve uygulamaya göre de;
Sanığın eyleminin 765 sayılı TCK. nun 308/3. maddesine uyan suçu oluşturduğu halde aynı Kanunun 308/2. maddesi ile ceza tayini,
Sanık lehine TCK. nun 61 ve 308/4. maddelerinin uygulanıp uygulanmayacağının tartışılmaması,
Sonuç: Bozmayı gerektirmiş O Yer C. Savcısı ve sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı istem gibi BOZULMASINA, 21.09.2009 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy