(5237 S. K. m. 7, 86, 106, 129) (765 S. K. m. 482, 485) (5252 S. K. m. 5, 9) (5271 S. K. m. 231)
Dava ve Karar: Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
1- Katılan sanık Ş. vekilinin sanık Ş. hakkında kasten yaralama ve sair tehdit suçlarından kurulan temyiz isteminin reddine dair hükme yönelik yaptığı temyiz isteğinin incelenmesinde;
Temyiz isteminin reddine dair 14.08.2006 gün ve 2005/128 esas, 2006/228 karar sayılı kararda bir isabetsizlik bulunmadığı ve buna yönelik itiraz yerinde görülmediğinden, redde ilişkin kararın istem gibi ONANMASINA,
2- Katılan sanık Ş. vekilinin sanık M. hakkında kasten yaralama suçundan kurulan hükme yönelik yaptığı temyiz isteğinin incelenmesinde; hükmolunan cezanın miktar ve türüne göre hükmün 21.7.2004 tarihinde yürürlüğe giren 5219 Sayılı Kanunun 3-B maddesi ile değişik 1412 Sayılı CMUK. nun 305/1. maddesi gereğince hüküm tarihine göre temyizi mümkün olmadığından katılan sanık vekilinin temyiz isteğinin aynı kanunun 317. maddesi gereğince istem gibi REDDİNE,
3- Katılan sanık Ş. vekilinin sanık Ş. ve M. haklarındaki hakaret suçlarından kurulan hükümlere yönelik yaptığı temyiz isteğinin incelenmesinde;
Dosya içeriğine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
a- 5237 Sayılı TCK. nun 7 ve 5252 Sayılı Kanunun 9. maddesi uyarınca sanıkların eylemlerinin uyduğu kabul edilen her iki yasanın ilgili tüm hükümleri olaya ayrı ayrı uygulanmak suretiyle sonuçlar belirlenmesi, bu şekilde bulunan sonuç cezaların karşılaştırılması suretiyle lehe kanunun belirlenmesi gerekirken ve özellikle 5237 Sayılı TCK. nun 129/2. maddesinde bu suçun kasten yaralama suçuna tepki olarak işlenmesi halinde kişiye ceza verilmeyeceği düzenlemesi karşısında sanık M. hakkında 765 Sayılı TCK. nun 485/3. maddesi gereğince cezanın ıskatı yerine hükmün sonuçları itibariyle 5237 Sayılı TCK. nun hükümleri daha lehe olacağından açıklanan şekilde ve denetime olanak verecek biçimde değerlendirme yapılmadan yazılı şekilde hüküm kurulması,
Sanık M. yönünden kabule göre ise;
b- Şahsı hakkında şiddet kullanılmasından dolayı hakaret eden kimseye ceza verilmeyeceğine dair 765 Sayılı TCK. nun 485/3. maddesindeki düzenlemeye aykırı şekilde hakkında ceza tayin edildikten sonra ıskat kararı verilmesi,
Sanıklar Ş. ve M. hakkında;
c- 765 Sayılı TCK. nun 482/3. maddesi uyarınca hükmolunan adli para cezasının suç tarihi itibariyle 5252 sayılı kanunun 5/2. maddesi uyarınca 450 YTL. olduğu gözetilmeden fazla ceza tayini,
d- Hükümden sonra 08.02.2008 tarihli Resmi Gazetede yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 5728 sayılı Yasa'nın 562. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMY'nın 231. maddesi uyarınca; hükmolunan cezanın tür ve süresine göre hükmün açıklanmasının geri bırakılıp bırakılmayacağı hususunun değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Sonuç: Bozmayı gerektirmiş, katılan sanık vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı BOZULMASINA, 21.01.2009 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy