(5237 S. K. m. 51, 53, 58) (1412 S. K. m. 305) (5275 S. K. m. 108)
Dava: Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Sanık hakkında temel cezanın artırılarak tayini sırasında mahkemece gösterilen gerekçede bir isabetsizlik görülmediğinden tebliğnamedeki 1 no'lu bozma düşüncesine iştirak olunmamıştır.
Dosya içeriğine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
1- Adli sicil kaydına göre sanığın daha önce kasıtlı bir suçtan dolayı 3 aydan fazla hapis cezasına mahkum edilmemiş olması karşısında; ertelemeye yer olmadığına karar verilirken bir daha suç işlemekten çekinmeyeceğine dair kanaatin TCK. nun 51/1-b. maddesi gereğince sanığın suçu işledikten sonra yargılama sürecinde gösterdiği pişmanlığını irdeleyen gerekçeye dayandırılması gerektiğinin gözetilmemesi,
2- Sanığa tayin edilen hapis cezasına bağlı olarak 5237 Sayılı TCK. nun 53. maddesinin 1. fıkrasının (c) bendinde gösterilen hak yoksunluğunun kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından koşullu salıverilmeye kadar devamına karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde cezanın infazı tamamlanıncaya kadar yoksun bırakılmasına karar verilmesi,
3- Sanığın tekerrüre esas alınan Ereğli Sulh Ceza Mahkemesinin 14.12.2005 gün ve 2005/1047 E. 1175 K. sayılı ilamı ile tayin olunan adli para cezasının miktarı itibariyle 1412 Sayılı CMUK. nun 305/1. maddesi gereğince kesin olduğu ve aynı kanunun 305/son maddesi gereğince tekerrüre esas olamayacağı gözetilmemiş ise de; yine adli sicil kaydında yer alan Ereğli Asliye Ceza Mahkemesinin 07.04.2003 gün ve 2002/771 E. 2003/235 K. sayılı ilamı getirtilip incelenerek, kesinleşme ve infaz tarihlerine göre TCK. nun 58. maddesinin uygulanma koşullarının gerçekleşip gerçekleşmediği değerlendirilmeden sanık hakkında mükerrirlere özgü infaz rejiminin uygulanmasına karar verilmesi
4- 5237 Sayılı TCK.da geçmişteki para cezalarına dair ilamların aynen infazına yönelik herhangi bir düzenleme bulunmadığı, aynı kanunun 51/7. maddesinde belirtilen ertelenen cezanın aynen infazına dair düzenlemenin ancak hapis cezalarına yönelik olarak kurulan hükümle ilgili uygulanabileceğinin gözetilmemesi,
Kabule göre de;
5- Mükerrirlere özgü infaz rejimi ve denetimli serbestlik tedbirinin ne şekilde uygulanacağı, süresi ve bu hususta karar verecek mercii 5275 Sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkındaki Kanunun 108. maddesinde düzenlenmiş olup, aynı maddenin 5. fıkrası ile tekerrür dolayısıyla belirlenen denetim süresinde koşullu salıvermeye ilişkin hükümlerin uygulanacağı belirtilmiştir. Bu nedenlerle denetimli serbestlik tedbirinin süresinin infaz aşamasında 5275 Sayılı Kanun hükümleri uyarınca belirlenmesinin gerektiği gözetilerek 5237 Sayılı TCK. nun 58. maddesinin 7. fıkrası gereğince hükümlü hakkında mükerrirlere özgü infaz rejiminin ve cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbirinin uygulanacağının belirtilmesiyle yetinilmesi gerekirken, infazı kısıtlar biçimde iki yıl süreyle denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına karar verilmesi,
Sonuç: Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı BOZULMASINA, 04.02.2009 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy