(5237 S. K. m. 53, 125) (765 S. K. m. 95) (5271 S. K. m. 231, 253, 254) (647 S. K. m. 6)
Dava ve Karar: Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
1- Mahkemece sanıktan uzlaşmak isteyip istemediğinin sorulmadığı, yalnızca katılana uzlaşma önerisinde bulunulduğu ve katılanın uzlaşmak istemediğine ait beyanı ile yetinildiği anlaşılmakla, 5271 S. Ceza Muhakemesi Yasasının 253 ve 254. maddeleri uyarınca usulüne uygun uzlaştırma işlemi yapılmadan eksik inceleme ile yazılı biçimde hüküm kurulması,
2- Sanığın adli sicil kaydındaki mahkumiyetlerinin, 647 s.Yasanın 6. maddesi uyarınca ertelenmiş olduğu ve tekerrüre esas teşkil etmedikleri, esasen hüküm tarihleri ile 22.12.2005 olan suç tarihi arasında 5 senelik süre geçtiğinden, 765 s. TCK.nun 95/2. maddesi uyarınca adli sicilden silinme koşulu oluştuğundan tekerrüre esas alınamayacaklarının gözetilmemesi,
3- 5237 s. TCK.'nun 53/1-c maddesinde belirtilen kendi alt soyu üzerindeki velayet hakkından; vesayet veya kayyımlığa ilişkin hizmette bulunmaktan yoksun bırakılma güvenlik tedbirinin aynı maddenin 3.fıkrası uyarınca koşullu salıverme gününe kadar uygulanabileceği, sair haklar yönünden ise hapis cezasının infazının tamamlanmasına kadar yoksun bırakılacağı hususunun gerekçeli kararda gösterilmemesi,
4- Kabule göre ise; Hükümden sonra 08.02.2008 günlü Resmi Gazetede yayımlanarak aynı tarih yürürlüğe giren 5728 s.Kanunun 562. maddesi ile değişik 5271 s. CMK.nun 231. maddesi uyarınca; hükmolunan cezanın tür ve süresine göre hükmün açıklanmasının geri bırakılıp bırakılmayacağı hususunun değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Sonuç: Bozmayı gerektirmiş, O Yer C. Savcısının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu nedenlerden dolayı istek gibi BOZULMASINA, 09.02.2009 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy