(5237 S. K. m. 86) (5271 S. K. m. 170, 174, 253, 309) (Ceza Muhakemesi Kanununa Göre Uzlaştırmanın Uygulanmasına İlişkin Yönetmelik m. 8, Ek 1 - a, Ek 1 - b)
Kasten yaralama suçundan şüpheliler M. T., Y. E. Ç. ve İ. T. haklarında yapılan soruşturma evresi sonucunda Sincan Cumhuriyet Başsavcılığı'nca düzenlenen 11.02.2008 tarihli ve 2007/26657 soruşturma, 2008/705-39 sayılı iddianamenin 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 170. maddesine uygun bulunmadığından bahisle aynı Kanun'un 174. maddesi gereğince iadesine dair, Sincan Çocuk Mahkemesi'nin 25.02.2008 tarihli ve 2008/41 iddianame değerlendirme sayılı kararına yönelik itirazın reddine ilişkin, Ankara 1. Çocuk Ağır Ceza Mahkemesi'nin 11.03.2008 tarihli ve 2008/40 değişik iş sayılı karar aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığı'nca verilen 13.05.2008 gün ve 2008/27862 sayılı kanun yararına bozma talebine dayanılarak dava dosyası Yargıtay C.Başsavcılığının 05.06.2008 gün ve 2008/116097 sayılı tebliğnamesiyle dairemize gönderilmekle okundu;
Kanun yararına bozma isteyen tebliğnamede;
Dosya kapsamına göre, şüphelilerin üzerlerine atılı suçun uzlaşmaya tabi, olduğundan bahisle, usulüne uygun olarak uzlaşma hükümlerinin uygulanmadığı gerekçesiyle iddianamenin iadesine, keza yapılan itirazın da başka bir olay ya da eylem nedeniyle alınan ifade sırasında sorulan uzlaştırmaya ilişkin görüş dava konusu olay için geçerli sayılamayacağından bahisle reddine dair karar verilmiş ise de,
26.07.2007 tarihli ve 26594 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 253. maddesi ile diğer kanunlarda uzlaşma kapsamında olduğu belirtilen suçlar bakımından şüpheli veya sanık ile mağdur veya suçtan zarar gören gerçek kişi veya özel hukuk tüzel kişisi arasında uzlaştırma işlemlerinin yapılmasına ilişkin hükümleri kapsayan Ceza Muhakemesi Kanununa Göre, Uzlaştırmanın Uygulanmasına İlişkin Yönetmeliğin Uzlaşma teklifi başlıklı 8. maddesindeki (2) şüpheli, mağdur veya suçtan zarar görenin reşit olmaması ya da kısıtlı olması hali ile mağdur veya suçtan zarar görenin ayırt etme gücü bulunmaması durumunda, uzlaşma teklifi kanuni temsilcilerine yapılır. Bu kişilerin ayırt etme gücüne sahip olup olmadıkları Cumhuriyet savcısı veya adli kolluk görevlilerince yapılacak uzlaşma teklifi, bu Yönetmeliğin ekinde yer alan Ek 1/a ve Ek 1/b sayılı uzlaşmanın mahiyeti ile uzlaşmayı kabul veya reddetmenin hukuki sonuçlarının bulunduğu Uzlaşma Teklifi Formlarının hazır bulunan ilgiliye imzalatılarak verilmesi ve formda yer alan bilgilerin açıklanması suretiyle yapılır. Cumhuriyet savcısı veya adli kolluk görevlisi tarafından bilgilendirme yükümlülüğünün yerine getirildiğine ve uzlaşma teklifinde bulunulduğuna ilişkin formun imzalı örneği soruşturma evrakı içine konulur. şeklindeki düzenlemelere uygun olarak her üç şüphelinin de kanuni temsilcilerine 24.12.2007 tarihinde uzlaşma önerisinde bulunularak Uzlaşma Teklif Formlarının dosya içerisine konulduğu cihetle, usulüne uygun olarak uzlaşma hükümlerinin uygulandığı dikkate alınmadığı gibi, eğer yeniden uzlaşma teklifinde bulunulmasına mahkemece gerek görülmesi durumunda bu teklifin yargılama aşamasında mahkemesince de yapılabileceği nazara alınmaksızın, itirazın kabulü yerine yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmediğinden 5271 Sayılı CMK'nun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozma talebine dayanılarak ihbar olunmuştur. Gereği düşünüldü:
Kanun yararına bozma istemi yerinde görüldüğünden Ankara 1. Çocuk Ağır Mahkemesinden verilip kesinleşen 11.03.2008 gün ve 2008/14 D.iş sayılı kararın 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 309. maddesinin 4.fıkrasının (a) bendi uyarınca BOZULMASINA, sonraki işlemlerin mahallinde mercii tarafından yerine getirilmesine, 30.06.2008 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy