(765 S. K. m. 522) (5237 S. K. m. 7, 50, 52, 142) (5252 S. K. m. 9) (647 S. K. m. 4, 6) (5271 S. K. m. 231)
Dava: Dosya incelenerek gereği düşünüldü.
Karar: Dosya içeriğine göre sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
1- 765 Sayılı TCK'nun 522. maddesinin uygulanmasına esas olmak üzere kaçak elektrik değeri bilirkişi vasıtası ile tespit edilerek 5237 Sayılı TCK. nun 7. ve 5252 Sayılı Kanunun 9. maddeleri uyarınca sanığın eylemlerinin uyduğu kabul edilen ve suç tarihinde yürürlükte bulunan 765 sayılı TCK ve hükümden önce 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı TCK.'nun ilgili tüm hükümleri olaya ayrı ayrı uygulanmak suretiyle sonuçların belirlenmesi, bu şekilde bulunan sonuç cezaların karşılaştırılması ve sonucuna göre lehe olan kanunun belirlenmesi gerekirken bu hususta değerlendirme yapılmadan yazılı şekilde hüküm kurulması,
2- 5237 Sayılı TCK'nun 142/1-f maddesi ile ceza tayin edildiğinden hapis cezasının aynı kanunun 50/1-a ve 52/2. maddeleri uyarınca adli para cezasına çevrilerek cezanın ertelenmesine yer olmadığına karar verilmesi gerekirken 647 Sayılı Kanunun 4. maddesi ile adli para cezasına çevrilip aynı kanunun 6. maddesi gereğince ertelenmesine karar verilmesi suretiyle karma uygulama yapılması,
3- Kararın hüküm kısmında sanık hakkında hükmolunan cezanın adli para cezası olduğunun belirtilmemesi ve kanun yolu süresinin gösterilmemesi,
4- Hükümden sonra 08.02.2008 tarihli Resmi Gazetede yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 5728 sayılı Yasa'nın 562. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMY'nın 231. maddesi uyarınca; hükmolunan cezanın tür ve süresine göre hükmün açıklanmasının geri bırakılıp bırakılmayacağı hususunun değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Sonuç: Bozmayı gerektirmiş o yer C. Savcısının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı BOZULMASINA, 21.01.2009 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy