(5237 S. K. m. 129) (765 S. K. m. 95, 485) (647 S. K. m. 5)
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
765 sayılı TCK. hükümlerinin sanık lehine olduğu kabul edilerek uygulama yapıldığına göre, aynı kanunun 95/2. maddesi uyarınca erteli cezanın aynen infazına da karar verilmesi gerekeceğinden, sanık hakkında erteli cezanın aynen infazına ilişkin mahkemenin uygulamasında bir isabetsizlik bulunmadığından tebliğnamedeki 3 nolu düşünceye iştirak edilmemiştir.
Diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1- Oluşa uygun kabule göre sanık M. Ş. B.'nın nikahsız olarak birlikte yaşadığı eşi A. Ş.'in sanık C. B. tarafından yaralandığını görmesinden kaynaklı şekilde bu fiile tepki olarak işlendiği anlaşılmakla, 5237 sayılı TCK. nun 129/1. maddesinde sanığa verilecek ceza üçte birine kadar indirilebileceği gibi, ceza vermekten de büsbütün vazgeçilebileceğinin öngörülmesi karşısında, hükmün sonuçları itibariyle 5237 sayılı TCK. nun 129/3. maddesinin 765 sayılı TCK. nun 485/1. maddesinden daha lehe bir düzenleme olduğu gözetilmeden, sanık hakkında hakaret suçundan tayin olunan cezanın 765 sayılı TCK. nun 485/1. maddesi uyarınca yazılı şekilde indirim yapılmasına karar verilmesi,
2- 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkındaki Yasada Cumhuriyet Savcısının hükümlüye ödeme emri tebliği üzerine belli süre içinde ödenmeyen para cezalarına gecikme zammı uygulanacağına ilişkin herhangi bir düzenleme bulunmadığından, 647 sayılı Yasanın 5/5. maddesi uyarınca gecikme zammına hükmedilemeyeceğinin gözetilmemesi,
Sonuç: Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı istem gibi BOZULMASINA, 17.03.2009 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy