(765 S. K. m. 59, 492, 522, 523) (647 S. K. m. 4) (5271 S. K. m. 231) (1412 S. K. m. 326)
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Bozma sonrası yapılan yargılamaya, toplanan delillere, gerekçeye, hakimin kanaat ve takdirine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir,
Ancak;
1- Kaçak elektrik tespit tutanağında sayacın Sanayi ve Ticaret Bakanlığı mühürlerinin kırılması suretiyle kaçak elektrik kullanıldığının belirtilmesi ve sanığın savunmalarında suçu kabul etmemesi karşısında; suça konu sayaca ilişkin suç tarihinden geriye doğru tüketim föyü dosyada bulunmakla birlikte kaçak kullanıma ilişkin delil elde edilemediğinden suç tarihinden ileriye doğru bir yıllık tüketim föyü getirtilip, mahallinde konusunda uzman bilirkişi vasıtasıyla keşif yapılarak suç tarihinden önceki tüketim ile suç tarihinden sonraki tüketim karşılaştırılarak, suç tarihinden sonra tüketimde bariz bir artma olup olmadığı belirlenip, bariz bir artma var ise, bunun nedeni sanıktan açıklattırılarak ve kurulu güç ile kaçak kullanımda bulunulduğu iddia edilen dönemde tüketilen elektrik arasında bariz bir oransızlık bulunup bulunmadığı hususunda rapor alınarak ve varsa sayaç ayar ve bakım raporu getirtilerek sonucuna göre sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken bu hususlar araştırılmadan eksik kovuşturmaya dayanılarak yazılı şekilde hüküm kurulması,
2- Suç tutanağında sanığın evindeki sayacın Sanayi ve Ticaret Bakanlığına ait mühürleri kırarak kaçak elektrik kullandığının iddia edildiği olayda, sayacın imalatı sırasında konulan Sanayi ve Ticaret Bakanlığı mührünün, mühürlü sayaçtan elektrik hırsızlığı suçunun oluşumu için yeterli olmayıp, ayrıca yetkili elektrik idaresince de sayacın mühürlenmesi gerektiği suça konu sayacın suç tarihi öncesine ait mühürleme tutanağının bulunup bulunmadığının katılan kurumdan sorularak sanığın hukuki durumunun buna göre belirlenmesi gerektiği gözetilmeden, eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi,
3- Kaçak elektrik kullanmak suretiyle hırsızlık suçuna ilişkin zararın, iddianame tarihinden önce rızaen ve tamamen iade ve tazmin edilmesinin, 765 sayılı TCK. nun 523/1. maddesi gereğince cezadan indirim nedeni olduğu, yasal bir indirim nedeninin aynı zamanda hapis cezasını tamamen ortadan kaldıracak şekilde, aynen tazmin tedbirine dönüştürülmesinin mümkün olmadığı, böyle bir uygulamanın yakınanın zararını gidermeyerek hükümlüye yeni bir olanak tanırken, soruşturma evresinde zararı ödeyen sanık aleyhine ve adalete aykırı bir sonuç doğuracağı da gözetilmeden, bir yandan sanık hakkında 765 sayılı TCK. nun 492/2, 522, 523 ve 59. maddeleri uyarınca hükmolunan 2 ay 6 gün hapis cezasının, 647 sayılı Kanunun 4. maddesinde belirtilen aynen tazmin tedbirine çevrilmesine karar verilmesi ve zararın ödendiğinin bildirilmesine karşın öte yandan sanığa verilen cezanın ertelenmesine karar verildiği kabul edilmek suretiyle hükmün karıştırılması,
4- Hükümden sonra 08.02.2008 tarihli Resmi Gazetede yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 5728 sayılı Yasa'nın 562. maddesi ile değişik 5271 sayılı CYY'nın 231. maddesi uyarınca; hükmolunan cezanın tür ve süresine göre hükmün açıklanmasının geri bırakılıp bırakılmayacağı hususunun değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Sonuç: Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan 1412 sayılı CMUK'nun 326/son maddesi uyarınca sanığın kazanılmış hakları korunmak suretiyle hükmün bu sebeplerden dolayı istem gibi BOZULMASINA, 04.02.2009 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy