(5271 S. K. m. 150, 231) (765 S. K. m. 102, 104, 491, 522) (5237 S. K. m. 53)
Karar: Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 03.06.2008 tarih ve 74-159 esas-karar sayılı kararında da belirtildiği üzere; 5271 sayılı CMK.'nun 150. maddesinde 06.12.2006 gün ve 5560 Sayılı Kanunun 21. maddesi ile yapılan değişiklik ile zorunlu müdafilik için aranan üst sınırın beş yıl olması keyfiyeti alt sınır için aranır şekle dönüştüğü ve sanığa isnat edilen suç zorunlu müdafii atanması gereken suçlar kapsamından çıkartıldığı yargılama yasalarına ilişkin hükümlerin derhal uygulanacağı nazara alındığında, sanık hakkında zorunlu müdafii atanması koşulları da ortadan kalktığından tebliğnamedeki (1) no.lu bozma düşüncesine ve sanık hakkında 22.09.2000 tarihli 6789 seri nolu suç tutanağı ile 15.08.2003 tarihli 2456 serin no.lu suç tutanağına konu eylemleri hakkında kamu davası açıldığı halde sanık hakkında bir kez cezalandırılmasına karar verilirken hangi tutanak hakkında karar verildiği belirtilmemiş ise de 22.09.2000 tarihli suç tutanağına konu eylem hakkında 765 sayılı TCK.'nun 102/4 ve 104/2. maddeleri gereğince 7 yıl 6 aylık zamanaşımının suç ve inceleme tarihleri arasında gerçekleştiği ve ayrıca sanığın kurum kaydı olmayan sayaçtan geçirmek suretiyle abonesiz elektrik kullandığı anlaşılmakla abone tüketim föyü olmayacağından keşif anında sanığın işyerindeki kurulu güç tespiti yapıldığı belirlenerek tebliğnamedeki (2) no.lu bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir.
Dosya içeriğine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
1- Suç tarihinde yürürlükte bulunan Usulsüz ve Kaçak Elektrik Kullanım Yönetmeliğinin 42. maddesinde kaçak elektrik kullanım süresi abone olanlar için en son faturadaki son endeks okuma tarihleri ile kaçak tespit tutanağının düzenlendiği tarih arasındaki gün sayısı abone olmayanlar için ise 90 gün kabul edilir, kaçak kullanım süresi hiç bir zaman bu süreleri aşamaz. Aboneli ve abonesiz kaçak kullanım tespitinde belirtilen süreler dışında abonenin elektrik kullandığının inandırıcı kanıt ve belgelerle tespit edilmesi halinde en fazla 6 ay geriye dönük normal tüketim işlemi yapılır şeklindeki düzenleme karşısında; mahallinde yapılan keşif sonucu düzenlenen bilirkişi raporunda tüketim endekslerine göre suç tarihinden 1053 gün öncesinden itibaren sayaca müdahale edildiğinden bahisle kaçak elektrik bedeli fazla hesap edildiği halde belirtilen yönetmelikteki düzenlemeye uygun şekilde kaçak tüketilen elektrik bedeli bilirkişiye yeniden hesap ettirildikten sonra 765 Sayılı TCK. nun 522/1. maddesinin uygulanması gerektiği gözetilmeden, bilirkişi tarafından belirlenen hatalı miktarın suç tarihi itibariyle pek fahiş sınırlarda bulunduğunun kabulü ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
2- Sanık hakkında lehe olduğundan bahisle 765 sayılı TCK.'nun 491/ilk maddesi gereğince hüküm kurulduğu halde tayin olunan cezanın ertelenmesine yer olmadığına karar verilirken 5237 sayılı TCK.'nun 51. maddesinden bahsedilerek karma uygulama yapılması,
3- Yakınan kurum vekilinin katılma istemi hakkında karar verilmeden katılan idare lehine vekalet ücretine hükmedilmesi,
4- Hükümden sonra 08.02.2008 tarihli Resmi Gazetede yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 5728 sayılı Yasa'nın 562. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK. nun 231. maddesi uyarınca; hükmolunan cezanın tür ve süresine göre hükmün açıklanmasının geri bırakılıp bırakılmayacağı hususunun değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Sonuç: Bozmayı gerektirmiş sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan diğer yönleri incelenmeyen hükmün bu sebepten dolayı istem gibi BOZULMASINA, 29.01.2009 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy