(5237 S. K. m. 51, 53, 86, 129) (5271 S. K. m. 231)
Dava: Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Karar: Sanığın daha önce üç aydan fazla hapis cezasına mahkum edilmemiş olması karşısında, suçu işledikten sonra yargılama sürecinde pişmanlık gösterip göstermediği dikkate alınıp tekrar suç işleyip işlemeyeceği konusunda oluşan kanaat değerlendirilerek cezasının ertelenip ertelenmeyeceğine karar verilmesi gerekirken, sabıkasını değerlendiren ve 5237 sayılı TCK'nun 51. maddesinde yer verilmeyen, yasal ve yeterli olmayan gerekçelerle cezanın ertelenmesine karar verilmesi, karşı temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamış, dosya içeriğine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1- Hükmün gerekçesinde, sanığın hakaret suçunu işlediğine dair delil bulunmadığı belirtildiği halde, hüküm fıkrasında hakaretin karşılıklı olması nedeniyle TCK'nın 129/3. maddesi gereğince ceza verilmesine yer olmadığına karar verilerek, hüküm ile gerekçe arasında çelişki yaratılması,
2- Katılanın, kendi tarlasını sulamak için sanığın tarlasına ark açarak su geçirmesi nedeniyle olayın meydana geldiği mahkemece de kabul edilmesi karşısında; sanık hakkında tahrik hükümlerinin uygulanması gerekip gerekmediğinin tartışılmaması,
3- Sanığın, katılana tırpanla vurmadığını kavga sırasında yere düşerken kafasını taşa vurarak yaralanmış olabileceğini savunması karşısında; sanığın katılana tırpanla vurduğunu söyleyen tanık H. A. ile katılan ve sanığın yumruklaştıklarını sanığın tırpanla vurduğunu görmediğini söyleyen tanık Ş. A.'un ifadeleri arasındaki çelişki giderilmeden eksik soruşturmayla, yazılı şekilde suçun silahtan sayılan tırpanla işlendiği kabul edilerek hüküm kurulması,
4- TCK'nın 53. maddesinin 4. fıkrası gereğince kısa süreli hapis cezası ertelenen sanık hakkında, aynı maddenin 1. fıkrasında sayılan hak yoksunluklarına hükmedilemeyeceğinin gözetilmemesi,
5- Kabule göre de;
Hükümden sonra 08.02.2008 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 5728 sayılı Yasanın 562. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK. nun 231. maddesi uyarınca; hükmolunan cezanın tür ve süresine göre sanıklar hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılıp bırakılmayacağı hususunun değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Sonuç: Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu sebeplerden dolayı istem gibi BOZULMASINA, 03.02.2009 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy