(5271 S. K. m. 230, 231) (765 S. K. m. 523) (5237 S. K. m. 50) (647 S. K. m. 5)
Dava ve Karar: Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Sanığın daha önce kasıtlı bir suçtan mahkum olduğu anlaşıldığından, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilebilmesi için aranan 5271 sayılı CMK. nun 231/6. maddesinin (a) bendinde yazılı kasıtlı bir suçtan mahkum olmama koşulunun bulunmaması nedeniyle sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilemeyeceği belirlenerek yapılan incelemede;
Sanığın mükerrir olduğunun gözetilmemesi karşı temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Dosya içeriğine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1- Gerekçeli karar başlığında 29.3.2005 olana suç tarihinin 12.5.2005 olarak yazılması,
2- Gerekçeli karar başlığında suçun işlendiği yerin yazılmaması,
3- Hükmün gerekçesinde Cumhuriyet Savcısının esas hakkındaki görüşüne yer verilmeyerek CMK. nun 230/1-a maddesine aykırı davranılması,
4- Sayacın suç tarihinden önce mühürlendiğine dair belgenin onaylı suretinin getirtilmemesi,
5- Kaçak kullanım bedelinin normal tarifeye göre bilirkişiye hesaplattırılarak, sanık tarafından kamu davası açılmadan önce ödenen taksit toplamının, bilirkişi tarafından hesaplanacak kaçak kullanım bedelini karşılaması halinde, hakkında 765 sayılı TCK. nun 523. maddesi gereğince indirim yapılması gerektiği gözetilmeden, müşteki kurumun kaçak elektrik tarifesine göre hesapladığı kaçak kullanım bedelinin tamamının kamu davası açılmadan ödenmediği, bu nedenle hakkında 765 sayılı TCK. nun 523. maddesinin uygulanmayacağı gerekçesiyle 5237 sayılı TCK. nun lehe olduğu kabul edilerek yazılı şekilde hüküm kurulması,
6- Kabule göre de;
a) Kısa süreli hapis cezasının adli para cezasına çevrilmesi sırasında uygulama maddesinin 5237 sayılı TCK. nun 50/1-a maddesi yerine, aynı Yasanın 52/2. maddesi olarak gösterilmesi,
b) 5237 sayılı TCK. nun lehe olduğu kabul edilerek uygulama yapıldığı halde, hükmedilen sonuç adli para cezasının 647 sayılı Yasanın 5. maddesi gereğince taksitlendirilerek karma uygulama yapılması,
Sonuç: Bozmayı gerektirmiş sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 24.02.2009 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy