(5271 S. K. m. 231) (5237 S. K. m. 53)
Dava: Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Karar: Sanığın daha önce kasıtlı bir suçtan mahkum olduğu anlaşıldığından, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilebilmesi için aranan 5271 s. CMK.nun 231/6. maddesinin (a) bendinde yazılı kasıtlı bir suçtan mahkum olmama koşulunun bulunmaması sebebiyle sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilemeyeceği belirlenerek yapılan incelemede;
Dosya içeriğine göre sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
1- Sanığa ilişkin adli sicil kaydında yazılı mahkumiyet kararının kesin olması ve bu itibarla mükerrirlere özgü infaz rejimine göre cezanın çektirilmesine karar verilemeyeceğinin gözetilmemesi,
2- Sanığın adli sicil kaydındaki mahkumiyetinin adli para cezasından ibaret olması karşısında, tayin edilen cezanın ertelenmesine yer olmadığına karar verilirken yargılama sırasındaki pişmanlığına ait kanuni gerekçe gösterilmemesi,
3- 5237 S. TCK.nun 53/1-c maddesinde belirtilen kendi alt soyu üzerindeki velayet hakkından, vesayet veya kayyımlığa ilişkin hizmette bulunmaktan yoksun bırakılma güvenlik tedbirinin aynı maddenin 3. fıkrası uyarınca koşullu salıverme gününe kadar uygulanabileceği gözetilmeden maddede belirtilen bütün haklardan, hapis cezasının infazının tamamlanmasına kadar yoksun bırakılmasına karar verilmesi,
Sonuç: Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafii ile katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu nedenlerden dolayı istek gibi BOZULMASINA, 15.04.2009 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy