(5237 S. K. m. 116) (765 S. K. m. 193) (5271 S. K. m. 231)
Dava: Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Karar: Sanığın temyiz isteminin konut dokunulmazlığını bozma suçundan verilen hükümlülük kararına, katılan vekilinin temyiz isteminin ise sanık hakkında tehdit suçundan kurulan beraat hükmüne yönelik olduğu belirlenerek yapılan incelemede;
Dosya içeriğine göre; müştekinin oturduğu apartmana girip daire kapısına gelerek zili çalan sanığın kapının açılmaması üzerine kapıya yüklenerek yumruklaması şeklindeki eylemde konut dokunulmazlığını bozma suçu tamamlandığı halde, eylemin teşebbüs aşamasında kaldığından bahisle yazılı şekilde hüküm kurulması aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamış, gerekçeli karar başlığında 03.04.2004 olarak yazılan suç tarihinin 04.04.2004 olarak yerinde düzeltilmesi olanaklı görülmüştür.
Dosya içeriğine göre, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1- Müştekinin iddiasını tanık Özlem Göçmen doğrulayarak sanığın müştekiyi öldürmekle tehdit ettiğini açıkladığı halde bu tanığın beyanına neden itibar edilmediği karar yerinde tartışılmadan, yazılı şekilde delil yetersizliğinden sanığın tehdit suçundan beraatine karar verilmesi,
2- Müşteki 04.04.2004 tarihli emniyette; Sanığın 03.04.2004 günü saat 24.00 sıralarında gelerek kapıyı açın diye bağırdığını ve aşağıdan evin camına küçük taşlar attıktan sonra gittiğini, ertesi gün saat 13.00 sıralarında tekrar gelerek daire kapısının zilini çaldığını ve kapının açılmaması üzerine yumrukladığı, tehdit ettiği şeklinde anlatımda bulunmuş olduğunun anlaşılması karşısında, eylemin 765 sayılı TCK. nun 193/1.maddesinde düzenlenen gündüzleyin konut dokunulmazlığını bozmak suçunu oluşturduğu gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması,
3- Hükümden sonra 08.02.2008 tarihli Resmi Gazetede yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 5728 sayılı Yasanın 562. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK. nun 231.maddesi uyarınca; hükmolunan cezanın tür ve süresine göre hükmün açıklanmasının geri bırakılıp bırakılmayacağı hususunun değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Sonuç: Bozmayı gerektirmiş, sanık ve katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı BOZULMASINA, 02.02.2009 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy