(5271 S. K. m. 231) (5237 S. K. m. 51, 86, 106)
Dava: Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Sanığın daha önce kasıtlı bir suçtan mahkum olduğu anlaşıldığından, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilebilmesi için aranan 5271 sayılı CMK. nun 231/6. maddesinin (a) bendinde yazılı kasıtlı bir suçtan mahkum olmama koşulunun bulunmaması nedeniyle sanık hakkında tehdit ve kasten yaralama suçlarından da hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilemeyeceği belirlenerek yapılan incelemede;
Sanığın kasten yaralama eylemini silahtan sayılan bıçakla resmi nikahlı eşine karşı gerçekleştirdiği gözetilerek, eylemine uyan TCK. nun 86/2, 3-a-e maddeleri uyarınca ceza tayin edilirken asgari hadden ayrılmak suretiyle ceza verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, karşı temyiz olmadığı için bozma nedeni yapılmamış, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1- Sanık A.'in suç tarihinden bir hafta öncesine kadar evlendikleri tarihten itibaren katılan eşi Ö. ve üvey kızı M.'le birlikte olayın meydana geldiği kaynanası N.'nın evinde yaşamak suretiyle bu evi kendisine daimi ikametgah edindiği, sanığın katılanla arasındaki ailevi sorunlar nedeniyle evden geçici olarak ayrılmasının sanık açısından söz konusu evin daimi ikametgah olması sonucunu değiştirmeyeceği, kendi konutunu sanık ve kızına açan N.'nın sanığın evine gelmemesi konusunda açıkça bir irade açıklamasında bulunup bulunmadığı araştırılıp belirlenmeden, konut dokunulmazlığını bozmak suçunun unsurlarının ne şekilde gerçekleştiği kararda tartışılmaksızın sanığın bu suçtan cezalandırılmasına karar verilmesi,
2- Sanığın suç tarihi itibariyle daha önce üç aydan fazla hapis cezasına mahkum edilmemiş olması karşısında, suçu işledikten sonraki yargılama süresince pişmanlık gösterip göstermediği nazara alınıp tekrar suç işleyip işlemeyeceği konusunda oluşan kanaat değerlendirilerek cezasının ertelenip ertelenmeyeceğine karar verilmesi gerekirken, geçmiş hali ile suç işleme eğilimini değerlendiren ve 5237 sayılı TCK'nun 51. maddesinde bulunmayan, yasal ve yeterli olmayan gerekçelerle cezanın ertelenmemesine karar verilmesi,
3- Sanığın tehdit eylemini elindeki bıçağı katılanın kızı M.'in boğazına dayayarak gerçekleştirdiğinin anlaşılması karşısında, TCK. nun 106/2-a maddesi yerine aynı Kanunun 106/1. cümlesi ile cezalandırılmasına karar verilerek eksik ceza tayini,
Sonuç: Bozmayı gerektirmiş sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan 1412 sayılı CMUK. nun 326/son maddesi uyarınca sanığın kazanılmış hakları korunmak suretiyle hükmün bu sebeplerden dolayı isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 27.04.2009 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy