(5237 S. K. m. 50, 52, 142, 168) (5271 S. K. m. 231)
Dava: Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Karar: Sanık hakkında 5237 sayılı TCK. nun 142/1-f ve 168. maddeleri uyarınca hükmolunan 8 ay hapis cezasının aynı kanunun 50/1-a ve 52/2. maddeleri gereğince bir gün karşılığı 20,00 YTL'den adli para cezasına çevrilmesi gerekirken, 8 ay hapis cezasının karşılığı 20 gün adli para cezası olarak belirlenip daha sonra bir gün karşılığı 20,00 YTL'den hesaplanarak yasal düzenlemelere açıkça aykırı hüküm kurulduğu anlaşılmakla hükmün bu nedenle temyiz edilebilir olduğu kabul edilerek yapılan incelemede;
Dosya içeriğine göre, sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
1) Kaçak elektrik görgü ve tespit tutanağında, sanığın kolon sigorta girişinden harici bir kablo ile ek hat alarak sayaçtan geçirmeden kaçak enerji tükettiği belirtilmiş ise de, sanığın savunmasında, tutanağı kabul etmediğini, ek hattı kendisinin çekmediğini, daha önce çekilmiş ise onu da bilmediğini beyan etmesi karşısında; suça konu kaçak elektrik kullanıldığı iddia edilen işyerinde bilirkişi vasıtasıyla keşif yapılıp ve tutanak tanıkları dinlenerek, harici kablo ile çekilen ek hattın sıva üstünden mi, yoksa sıva altından mı çekildiği, eğer sıva altından ise, sanık tarafından fark edilip fark edilemeyeceği araştırılıp sonucuna göre, sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken eksik kovuşturma ile yazılı şekilde mahkumiyet hükmü kurulması,
2) Kabule göre de;
a) Sanık hakkında 5237 sayılı TCK. nun 142/1-f ve 168. maddeleri uyarınca hükmolunan 8 ay hapis cezasının aynı kanunun 50/1-a ve 52/2. maddeleri gereğince bir gün karşılığı 20,00 YTL'den adli para cezasına çevrilmesi gerekirken, 8 ay hapis cezasının karşılığı 20 gün adli para cezası olarak belirlenip daha sonra bir gün karşılığı 20,00 YTL'den hesaplanması suretiyle eksik ceza tayini,
b) Gerekçeli karar başlığında, sanığın baba adının Süheyip yerine Şuheyip olarak yanlış yazılması,
c) Sanığın baba adının Süheyip yerine Şuheyip olarak yanlış yazıldığı adli sicil kaydının hükme esas alınması,
d) Sanığın nüfus kaydına uygun adli sicil kaydı getirtilerek içeriğine göre, hükümden sonra 08.02.2008 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 5728 sayılı Yasanın 562. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMY'nın 231. maddesi uyarınca; hükmolunan cezasının tür ve süresine göre hükmün açıklanmasının geri bırakılıp bırakılmayacağı hususunun değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Sonuç: Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan 1412 sayılı CMUK. nun 326/son maddesi uyarınca aleyhe bozma yasağı gözetilerek hükmün bu sebeplerden dolayı BOZULMASINA, 26.01.2009 gününde oyçokluğu ile karar verildi.
KARŞI OY
Sanık hakkında elektrik hırsızlığı suçundan açılan davanın yapıp bitirilen duruşması sonucunda 5237 sayılı TCK'nun 141/2, 168, 50, 52. Maddeleri uyarınca kısa süreli olarak tayin edilen hürriyeti bağlayıcı ceza, adli para cezasına çevrilmiştir. Mahkemenin hükmettiği sonuç ceza 400 YTL adli para cezasıdır. Temyiz isteği sanıktan gelmiştir.
Tebliğname; Sonuç uygulama dikkate alınarak, CMUK'nun 305. maddesi gereğince, hükmün temyizi mümkün bulunmadığından temyiz isteminin, CMUK'nun 317. maddesi uyarınca Reddini talep etmiştir.
Daire çoğunluğu tebliğnameye aykırı olarak, yasal düzenlemelere açıkça aykırı olarak kurulduğu anlaşılan hükmün bu nedenle temyiz edilebilir bulunduğunu kabul ederek inceleme yapılmıştır.
İncelenmesi gereken husus hükmün temyiz edilebilir ve incelenebilir olup olmadığının öncelikle tesbitidir.
Ceza Genel Kurulunun 02.05.1983 gün ve 65/199, 02.05.1994 gün ve 97/126 sayılı kararlarında vurgulandığı gibi, hükmün temyiz edilebilir olup olmadığı, hüküm tarihindeki yasal düzenlemelere göre belirlenmelidir.
CMUK'nun 305. maddesi uyarınca 2 milyar liraya kadar para cezasına dair hükümler kesin nitelikte olup temyiz olunamaz, ancak kesin nitelikteki bu hükümler temyize elverişli olabilme ön koşulu ile suç vasfına yönelik temyiz üzerine, bu hususla sınırlı biçimde temyiz incelemesine konu olabilirler. (C.G.K. 29.11.2005 gün ve 2005/7-123-151)
Ceza Muhakemesi Kanunumuz temyiz edilebilme kuralının istisnalarını halen yürürlükte bulunan CMUK'nun 305. maddesi ile düzenlemiştir.
5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 50. maddesinin beşinci fıkrasında, uygulamada asıl mahkumiyet, bu madde hükümlerine göre çevrilen adli para cezası veya tedbirdir hükmü yer almıştır. Sanık hakkında verilen sonuç ceza 400 YTL adli para cezasıdır.
9.CD.11.12.2006 gün ve 5771-7089 sayılı kararında, 5237 sayılı TCK'nun 50. maddesinin 5. fıkrasında uygulamada asıl mahkumiyetin bu madde hükümlerine göre çevrilen adli para cezası olduğunun belirtilmiş olması karşısında CMUK'nun 305. maddesindeki temyiz sınırının 2 milyar liraya çıkarılmış olması ve hükmolunan para cezasının miktarı karşısında kararın kesin olması nedeniyle Üst Cumhuriyet Savcısının temyiz isteğinin CMUK'nun 317. maddesi gereğince Reddine karar vermiştir.
Tür ve miktarı itibarı ile kesin olan kararların temyiz kabiliyetleri yoktur. Bu kararların suç vasfına yönelik temyizi halinde, maddi gerçeğin ortaya çıkarılmasını amaçlayan ceza yargılamasının doğal sonucu olarak Yargıtay denetimine tabi olacaktır. (CGK.04.10.1993 2-187-227)
01.07.1942 gün ve 25/18 sayılı içtihadı birleştirme kararı ile hükmolunan ceza miktarı itibariyle kesin olan hükmün, zoralım ile bağlantılı olarak temyiz yeteneği olduğu kabul edildiği gibi Ceza Genel Kurulu ve Özel Daireler asıl ceza yönünden müsadere, meslek ve sanatın tatili, işyerinin kapatılması, tazminata hükmedilmesi, sürücü belgesinin geri alınması, şahsi hakka ilişkin olması, temyizi olanaklı olarak ertelenmiş cezanın çektirilmesi gibi kararların kesin hükme temyiz edilebilirlilik vasfını kazandırdığına karar vermişlerdir.
İncelenen kararda, yukarıda sayılan, kesin hükme temyiz edilebilirlik vasfını kazandıran hiçbir özellik yoktur.
Mahkeme, kısa süreli olan 8 ay hapis cezasını, 8 ay x 30=240 gün olarak TCK'nun 52. maddesi uyarınca bir günü 20 YTL'den 4800 YTL adli para cezasına çevirmesi gerekirken, yanlış bir değerlendirme ile seçenekli cezalarda uygulanabilecek yeni bir gün sayısı tesbiti ile eksik ceza tayin etmiştir.
Bu hatalı uygulamanın giderilme yolu temyiz yolu değildir. CMUK'nun 305. maddesi bunun yolunu tayin etmiştir. Adı geçen maddeye göre sonuç ceza 200 YTL olan adli para cezası temyiz olunamaz. Ancak haklarında CMUK'nun 343, CMK.309 ve 310. madde hükümleri dairesinde Yargıtay'a başvurulabilir. Bunun adı Kanun Yararına Bozma'dır. O halde kesin olan bu hükümde oluşan ve dairemizin tesbit ettiği yasal düzenlemelere açıkça aykırılık hali kanun yararına bozma ile belirlenmelidir.
Temyize elverişli olmayan ve sonuç ceza ile kesin olan bir hükmün istisnaları söz konusu değilse, özel dairece olağan kanun yoluyla denetlenebilmesi mümkün değildir. Aksine uygulama CMUK'nun 305. maddesine aykırılık oluşturur.
Sanığın temyiz isteğinin tebliğnamedeki istek gibi CMUK'nun 317. maddesi uyarınca Reddine karar verilmesi gerekirken, esasa girecek inceleme yapan sayın çoğunluğun görüşüne katılmak mümkün değildir. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy