(5271 S. K. m. 219, 231) (5237 S. K. m. 51, 53, 58) (5275 S. K. m. 108)
Dava ve Karar: Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Sanığın daha önce kasıtlı bir suçtan mahkum olduğu anlaşıldığından, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilebilmesi için aranan 5271 sayılı CMK. nun 231/6. maddesinin (a) bendinde yazılı kasıtlı bir suçtan mahkum olmama koşulunun bulunmaması nedeniyle sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilemeyeceği belirlenerek yapılan incelemede;
Dosya içeriğine göre sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1- Sanığın sorgusunun yapıldığı 03.03.2006 tarihli duruşma tutanağının 1. sayfasının zabıt katibi tarafından imzalanmaması suretiyle 5271 sayılı CMK. nun 219/1. maddesine aykırı davranılması,
2- Daha önce kasıtlı bir suçtan dolayı 3 aydan fazla hapis cezasına mahkum edilmemiş olan sanık hakkında tayin edilen cezanın 5237 sayılı Yasanın 51. maddesinde de belirtilen ölçütleri içermeyecek şekilde, sanığın sabıkalı oluşu ve kişiliği gerekçesi ile ertelenmemesine karar verilmesi,
3- 5237 sayılı TCK. nun 53/1-c maddesinde belirtilen kendi alt soyu üzerindeki velayet hakkından; vesayet veya kayyımlığa ait hizmette bulunmaktan yoksun bırakılma güvenlik tedbirinin aynı maddenin 3. fıkrası uyarınca koşullu salıverme tarihine kadar uygulanabileceği, diğer haklar yönünden ise hapis cezasının infazının tamamlanmasına kadar yoksun bırakılacağı hususunun kararda gösterilmemesi,
4- Mükerrirlere özgü infaz rejimi ve denetimli serbestlik tedbirinin ne şekilde uygulanacağı süresi ve bu hususta karar verecek mercii 5275 Sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkındaki Kanunun 108. maddesinde düzenlenmiş olup, aynı maddenin 5. fıkrası ile tekerrür dolayısıyla belirlenen denetim süresinde koşullu salıvermeye ilişkin hükümlerin uygulanacağı belirtilmiştir. Bu nedenlerle denetimli serbestlik tedbirinin süresinin infaz aşamasında 5275 Sayılı Kanun hükümleri uyarınca belirlenmesinin gerektiği gözetilerek 5237 sayılı TCK. nun 58. maddesinin 7. fıkrası gereğince hükümlü hakkında mükerrirlere özgü infaz rejiminin ve cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbirinin uygulanacağının belirtilmesiyle yetinilmesi gerekirken infazı kısıtlar biçimde bir yıl süreyle denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına karar verilmesi,
Sonuç: Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı BOZULMASINA, 16.04.2009 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy