(5237 S. K. m. 51, 53, 125)
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
I- Sanık hakkında müşteki R. ve katılan İ.'a hakaret suçlarından kamu davası açıldığı halde, sanığın telefonla birden fazla kez işlediği hakaret eylemlerinin gerekçeli kararda tartışılarak eylemlerin katılan İ.'a karşı olduğu belirlenerek hüküm kurulurken müşteki R'ye hakaret suçundan açılan kamu davası hakkında her hangi bir karar verilmemiş ise de; zamanaşımı süresince mahkemesinden karar alınması mümkün görüldüğünden tebliğnamedeki (1) nolu bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir.
Yapılan duruşmaya toplanan delillere mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1- Sabıkasına konu ilamın adli para cezasına ilişkin olması ve kasıtlı bir suçtan 3 aydan fazla hapis cezasına mahkum edilmemiş olması karşısında 5237 Sayılı TCK.'nun 51/1 madde ve fıkrasının a bendine göre tayin olunan cezanın ertelenmesine yasal engel bulunmadığı anlaşılan sanık hakkında tayin olunan cezanın 5237 sayılı TCK.'nun 51. maddesi gereğince ertelenmesine yer olmadığına karar verilirken; sanığın suçu işledikten sonra yargılama sürecinde gösterdiği pişmanlığını içerir yasal ve yeterli gerekçe gösterilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
2- 5237 Sayılı TCK.'nun 53/1-c maddesinde belirtilen kendi alt soyu üzerindeki velayet hakkından; vesayet veya kayyımlığa ait hizmette bulunmaktan yoksun bırakılma güvenlik tedbirinin aynı maddenin 3. fıkrası uyarınca koşullu salıverme tarihine kadar uygulanabileceği gözetilmeden 53/1. maddesinde belirtilen hakların tamamından hükmolunan hapis cezasının infazın tamamlanıncaya kadar yoksun bırakılmasına karar verilmesi,
Sonuç: Bozmayı gerektirmiş, sanık ve O Yer Cumhuriyet Savcısının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı istem gibi BOZULMASINA, 07.05.2009 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy