(5237 S. K. m. 7, 125) (5252 S. K. m. 9) (765 S. K. m. 95, 482) (2253 S. K. m. 38) (5271 S. K. m. 231)
Dava: Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Sanığın daha önce kasıtlı bir suçtan mahkum olduğu anlaşıldığından, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilebilmesi için aranan, 5271 sayılı CMK. nın 231/6. maddesinin (a) bendinde yazılı kasıtlı bir suçtan mahkum olmamış bulunma nesnel koşulunun bulunmaması nedeniyle, sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilemeyeceği belirlenerek yapılan incelemede;
Karar: Yapılan duruşmaya, toplanan delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun oluşan kanaat ve takdirine göre, sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
5237 Sayılı TCK. nın 7. ve 5252 Sayılı Kanunun 9. maddeleri uyarınca sanığa atılı hakaret eyleminin uyduğu kabul edilen 5237 ve 765 Sayılı TCK.nun ilgili tüm hükümleri olaya ayrı ayrı uygulanmak suretiyle sonuçlar belirlenmesi, bu şekilde bulunan sonuç cezaların karşılaştırılması ve sonucuna göre lehe olan kanunun belirlenmesi gerekirken, özellikle de suç tarihinde yürürlükte olup, sanığın eylemine uyan 765 sayılı TCY.nın 482/3. maddesinde de özgürlüğü bağlayıcı ceza ile birlikte para cezasına da hükmedilmesinde zorunluluğu bulunması, 5237 sayılı TCK. nun sanığın eylemine uyan 125. maddesinde ise özgürlüğü bağlayıcı ceza ile adli para cezasının yasada seçenekli olarak öngörüldüğünden, cezası ertelenmeyen sanık hakkında seçenek yaptırım olarak adli para cezasının tercih edilmesi durumunda 5237 Sayılı TCK.nun 125. maddesinin sanık lehine olacağı da gözetilerek açıklanan şekilde ve denetime olanak verecek biçimde değerlendirme yapılmadan, 765 Sayılı TCK.nun 482/3. maddesinin lehe olduğu kabul edilerek yazılı şekilde hüküm kurulması,
Sanık hakkında 765 Sayılı TCK. nun 95/2. maddesi uyarınca aynen infazına karar verilen ilamdaki cezanın sanığın yaşı nedeniyle 2253 sayılı yasanın 38. maddesi uyarınca deneme devresine karar verilmeden ertelendiğinin anlaşılması karşısında, sanık lehine yorumlanarak deneme devresinin aynı maddenin 2. fıkrası uyarınca bir yıl olduğu kabul edildiği nazara alındığında aynen infazına karar verilen ilamın kesinleşme tarihi ile dosyamıza konu suçu işlenme tarihleri arasında 1 yıllık deneme devresinin gerçekleştiği ve ilamdaki mahkumiyetin esasen vaki olmamış sayılacağı gözetilmeden şartları oluşmadığı halde ilamın 765 Sayılı TCK. nun 95. maddesi uyarınca aynen infazına karar verilmesi,
Sonuç: Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı BOZULMASINA, 06.07.2009 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy