(5237 S. K. m. 106) (765 S. K. m. 308) (5271 S. K. m. 231)
Dava ve Karar: Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
1- Sanık hakkında kendiliğinden hak almaya teşebbüs suçundan kurulan beraat hükmünün katılan vekili tarafından temyizi üzerine yapılan incelemesinde;
Oluş ve dosya içeriğine göre, sanığın iddia ettiği alacağını istemek için katılana telefon açarak, borcunu ödemesi hususunda tehdit ettiğinin kabul edilmesi karşısında, eyleminin suç tarihinden sonra yürürlüğe giren 5237 sayılı TCK. nun 106. maddesinde düzenlenen tehdit suçunu oluşturduğu gözetilerek; 765 sayılı TCK. nun 308/2. maddesi ile 5237 sayılı TCK. nun 106. maddesinde öngörülen cezalardan hangisinin lehe olduğu belirlenip, lehe olan kanun ve madde uyarınca cezalandırılmasına karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde yasal olmayan gerekçe ile beraat kararı verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün bu sebepten dolayı istem gibi BOZULMASINA,
2- Sanık hakkında hakaret suçundan kurulan mahkumiyet hükmünün sanık müdafii ve katılan vekili tarafından temyizi üzerine yapılan incelenmesinde;
Dosya içeriğine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Hükümden sonra 08.02.2008 tarihli Resmi Gazetede yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 5728 sayılı Yasa'nın 562. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK. nun 231. maddesi uyarınca; hükmolunan cezanın tür ve süresine göre hükmün açıklanmasının geri bırakılıp bırakılmayacağı hususunun değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Sonuç: Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafii ve katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı istem gibi BOZULMASINA, 12.05.2009 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy