(765 S. K. m. 191, 482) (647 S. K. m. 4, 6) (5252 S. K. m. 5) (5271 S. K. m. 231, 232)
Dava ve Karar: Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Sanık hakkında 765 S. TCK.nun 482/3 ve 191/1. maddeleri uyarınca tayin edilen hapis cezalarının 647 S.Yasanın 4 ve 6. maddeleri uyarınca paraya çevrilip ertelenmesi ve lehe olduğunda kuşku bulunmaması karşısında, tebliğnamedeki (1) no.lu bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir.
Dosya içeriğine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
1- Sanığa atılı hakaret suçunun düzenlendiği ve lehe olduğu kabul edilen 765 S. TCK.nun 482/3. maddesinde ön görülen para cezasının alt ve üst sınırlarının eşit olup, 5252 S. Türk Ceza Yasasının Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkındaki Yasanın 5/2. maddesi uyarınca suç tarihi itibariyle 450 YTL. olduğu gözetilmeden, 489 YTL.na karar verilmesi suretiyle sanık hakkında fazla ceza tayini,
2- Gerekçeli karar başlığında suçun işlendiği yer ve zaman diliminin yazılmaması suretiyle 5271 S. CMK.nun 232/2-c. maddesine aykırı davranılması,
3- Hükümden sonra 08.02.2008 günlü Resmi Gazetede yayımlanarak aynı tarih yürürlüğe giren 5728 s. Yasa'nın 562. maddesi ile değişik 5271 s. CMK.nun 231. maddesi uyarınca; hükmolunan cezanın tür ve süresine göre hükmün açıklanmasının geri bırakılıp bırakılmayacağı hususunun değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Sonuç: Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı istek gibi bozulmasına, 11.05.2009 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy