(5237 S. K. m. 50, 51, 53, 141, 142) (5271 S. K. m. 152, 231)
Dava ve Karar: Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dosya içeriğine diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
Oluşa göre;
Elektrik aboneliğinin sanık S. adına olması nedeniyle sayaca ait sorumluluğunda sanık S.'e ait olduğu, baba oğul olan sanıkların aynı evin farklı bölümlerinde yaşamaları ve aynı sayacı kullanmalarının sanıklar Ş. ve S. yönünden sorumluluk doğurmayacağı gözetilmeyerek sanıklar Ş. ve S.'ın da cezalandırılmalarına karar verilmesi,
Kabule göre de;
1- 5237 sayılı TCK.'nun 50/3. maddesi uyarınca fiili işlediği sırada 65 yaşını doldurmuş ve daha önce hapis cezasına mahkum edilmemiş olan sanık S.'ün mahkum edildiği 1 yıldan hapis az süreli hapis cezasının aynı maddenin 1. fıkrasında sayılan seçenek yaptırımlardan birine çevrilmesinin zorunlu olduğunun gözetilmemesi,
2- Sanık Ş.'in sabıkasına esas ilamların silinme şartlarının oluştuğunun anlaşılması karşısında suçu işledikten sonraki yargılama sürecinde pişmanlık gösterip göstermediği nazara alınıp tekrar suç işleyip işlemeyeceği konusunda oluşan kanaat değerlendirilerek cezanın ertelenip ertelenmeyeceğine karar verilmesi gerekirken soyut olarak gerekçeleri açıklanmaksızın 5237 sayılı TCK.'nun 51/1, a-b maddesindeki yasal koşullar oluşmadığından bahisle cezanın ertelemesine karar verilmesi,
3- Sanık Ş. hakkında 5237 sayılı TCK.'nun 53/1-c maddesinde belirtilen kendi alt soyu üzerindeki velayet hakkından vesayet veya kayyımlığa ait bir hizmette bulunmaktan yoksun bırakılma güvenlik tedbirinin aynı maddenin 3. fıkrası uyarınca koşullu salıvermeye kadar uygulanabileceğinin gözetilmemesi,
4- Sanık Ş.'in sabıkasına esas ilamların silinme şartlarının gerçekleştiği gözetilerek hükümden sonra 08.02.2008 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 5728 sayılı Yasa'nın 562. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK.'nun 231. maddesi uyarınca; hükmolunan cezanın tür ve süresine göre hükmün açıklanmasının geri bırakılıp bırakılmayacağı hususunun değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
5- Sanıklar arasında menfaat çatışması bulunduğu anlaşıldığı halde sanıklara ayrı ayrı müdafi atanarak savunmalarının tespiti yerine, aynı müdafii ile dava yürütülerek 5271 sayılı CMK.'nun 152/1. maddesine aykırı davranılması,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı istem gibi BOZULMASINA, 01.06.2009 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy