(765 S. K. m. 492) (5271 S. K. m. 231) (1412 S. K. m. 317)
Dava ve Karar: Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
I- O Yer C. Savcısının sanık A. C. hakkında kurulan hükme yönelik temyiz isteminin incelenmesinde;
O Yer C. Savcısının dilekçesinde hakim havalesinin olmadığı, dosyanın Yargıtay'a gönderilme formunun da temyiz süresi geçtikten sonra düzenlendiğinden 1412 Sayılı CMUK'nun 317. maddesi uyarınca temyiz isteminin REDDİNE,
II- Sanıkların müdafilerinin temyiz istemlerinin incelenmesinde;
Dosya içeriğine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiş, sanık A. C.'un iki ayrı sanığın eylemine katılması karşısında iki kez cezalandırılmasında bir isabetsizlik bulunmadığından tebliğnamedeki 1 nolu bozma düşüncesine iştirak olunmamıştır.
Ancak;
1- Sanıklar M. Y. ve R. M.'ya ait sayaçların ilk abonelik esnasında yada suç tarihinden önce UEDAŞ kurumu tarafından mühürlenip mühürlenmediği açıklığa kavuşturulmadan adı geçen sanıklar ve sanık A. C.'un 765 Sayılı TCK'nun 492/2. maddesi uyarınca cezalandırılmalarına karar verilmesi,
2- Sanık A. C. müdafii son duruşmada lehe olan hükümlerin uygulanmasını talep ettiği, bu talebinin cezanın ertelenmesini de kapsadığından sanık hakkında hükmolunan 6 ay 20 gün hapis cezasının ertelenip ertelenmemesi hususunda olumlu ya da olumsuz bir karar verilmemesi,
3- Hükümden sonra 08.02.2008 tarihli Resmi Gazetede yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 5728 sayılı Yasa'nın 562. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK. nun 231. maddesi uyarınca; hükmolunan cezanın tür ve süresine göre sanıklar R. M. ve Ö. E. hakkındaki hükmün açıklanmasının geri bırakılıp bırakılmayacağı hususunun değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Sonuç: Bozmayı gerektirmiş, sanıkların müdafiilerinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı istem gibi BOZULMASINA, 10.06.2009 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy