(765 S. K. m. 61, 193, 482) (5237 S. K. m. 7, 35, 116, 125) (5252 S. K. m. 9)
Dava: Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Karar: 1- Sanık hakkında konut dokunulmazlığını bozmaya kalkışma suçundan kurulan hükme yönelik temyiz isteminin incelenmesinde;
Sanığın konut dokunulmazlığını bozmaya kalkışma suçundan eylemine uyan 765 Sayılı TCK. nın 193/1 ve 61. maddeleri ile 5237 Sayılı TCK. nın 116/1. ve 35. maddeleri karşılaştırıldığında, 765 sayılı TCK hükümlerinin sanık lehine olduğu açıkça anlaşıldığından bu suçtan yazılı şekilde hüküm kurulmasında bir isabetsizlik görülmemiş ve tebliğnamedeki bu suçtan kurulan hükme ilişkin bozma görüşüne iştirak edilmemiştir.
Yapılan duruşmaya, toplanan delillere, gerekçeye, hakimin kanaat ve taktirine göre temyiz itirazları yerinde olmadığından reddiyle konut dokunulmazlığını bozmaya kalkışma suçundan kurulan hükmün ONANMASINA,
2- Sanık hakkında hakaret suçundan kurulan hükme yönelik temyiz isteminin incelenmesinde;
Bozma üzerine yapılan duruşmaya, toplanan delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun oluşan kanaat ve takdirine göre, sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Mahkemece usul ve yasaya uygun olduğundan uyulmasına karar verilen Dairemizin 25.06.2007 tarihli kararında bozma nedeni olarak gösterildiği ve bozmaya da uyulduğu halde, 5237 Sayılı TCK.nın 7. ve 5252 Sayılı Kanunun 9. maddeleri uyarınca sanığın hakaret eyleminin uyduğu kabul edilen 5237 ve 765 Sayılı TCK. nın ilgili tüm hükümleri olaya ayrı ayrı uygulanmak suretiyle sonuçlar belirlenmesi, bu şekilde bulunan sonuç cezaların karşılaştırılması ve sonucuna göre lehe olan kanunun belirlenmesi gerekirken, özellikle de suç tarihinde yürürlükte olup, sanığın eylemine uyan 765 sayılı TCK. nun 482/3. maddesinde de özgürlüğü bağlayıcı ceza ile birlikte para cezasına da hükmedilmesinde zorunluluk bulunması, 5237 sayılı TCK.nın sanığın eylemine uyan 125. maddesinde ise, özgürlüğü bağlayıcı ceza ile adli para cezasının yasada seçenekli olarak öngörülmüş olması nedeniyle bu yasadaki seçenekli cezalardan hangisinin tercih edildiği açıkça belirtilmeden, cezası ertelenmeyen sanık hakkında seçenek yaptırım olarak adli para cezasının tercih edilmesi durumunda 5237 Sayılı TCK.nın 125. maddesinin sanık lehine olacağı da gözetilerek açıklanan şekilde ve denetime olanak verecek biçimde değerlendirme yapılmadan 765 Sayılı TCK.nın 482/3. maddesinin lehe olduğu kabul edilerek yazılı şekilde hüküm kurulması
Sonuç: Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı istem gibi BOZULMASINA, 04.05.2009 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy