(5237 S. K. m. 142)
Dava ve Karar: Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Sanığın 15 yıldır ikamet ettiği konutun mühürlenmiş sayacın Tedaş mührünün bozularak kablo giriş ve çıkış uçları ters bağlanıp kaçak elektrik kullanıldığından dolayı kaçak tespit tutanağının düzenlendiği, sanığın ise savunmasında suçu işlemediğini beyan ederek atılı suçu inkar etmesi, tüketim föyünde gösterilen sayacın 7881562 nolu sayaç olduğu halde 14.06.2003 tarihindeki toplam tüketim miktarının 9961 hwh. iken sayaç değiştirilmeden bir sonraki okuma dönemi olan 23.07.2003 tarihinde toplam tüketim miktarının 370 kwh olarak görünmesinin nedeni taraflara açıklattırılmadan, elektrik bilirkişinin konutta kullanılan elektrikli aletlerinin kullanım sürelerini EPDK. nın 622 sayılı kaçak ve usulsüz elektrik enerjisi kullanılması durumunda yapılacak işlemlere ilişkin usul ve esaslara ilişkin kurul kararında belirtilen ölçü ve esaslara uymayan biçimde değerlendirme yapıp, kullanılan klimanın günde beş saat çalıştığını kabul edip, harcama miktarının ise (0.4 kw.) ve yılda da 480 kwh. Olarak gösterip kullanma miktarının düşük gösterilmesi sonucuna dayanılarak tutanak öncesi ile sonrası tüketim ortalamalarında % 20'yi aşan bir fark bulunmadığı gerekçesine dayalı olarak bariz fark bulunmadığını belirtir rapor vermiş ise de; tüketim föyünde 23.07.2003 tarihinde toplam tüketimin sıfırlanmasını gerektiren bir durumun bulunup bulunmadığı sanıktan ve katılın kurumdan ayrı ayrı sorulup, tüketim föyü içeriğine göre tutanak öncesi bir yıllık kullanım tutarının 1379 kwh., tutanak sonrası bir yıllık kullanım tutarının da 3506 kwh. Olup arada belirgin sayılabilecek ölçüde bir artış bulunduğu dikkate alınarak, bilirkişiden EPDK. nın 622 sayılı kurul kararındaki belirtilen ölçü ve esaslara uygun şekilde suçlamaya konu konutta kullanılan elektrikli aletler ve aydınlatma lambalarının güç toplamları ile kullanım sürelerine uygun hesaplamaları içerir ek rapor aldırılıp, sanığın tutanak sonrasında klima kullanmaya devam edip etmediği, kışın ısınma, yazın ise serinleme ihtiyacını nasıl giderdiği ve tutanak öncesi kullanım ile sonrasındaki kullanımda var olan aşırı farklılığın nedeni sanıktan sorulup, tüm deliller birlikte değerlendirildikten sonra, sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken, eksik inceleme ve araştırma ile bilirkişinin hatalı raporuna itibar edilerek yazılı biçimde beraata karar verilmesi,
Sonuç: Bozmayı gerektirmiş katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 05.05.2009 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy