(5237 S. K. m. 53, 141, 145) (5271 S. K. m. 231)
Dava: Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Sanığın daha önce kasıtlı bir suçtan mahkum olduğu anlaşıldığından, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilebilmesi için aranan 5271 sayılı CMK. nun 231/6. maddesinin (a) bendinde yazılı kasıtlı bir suçtan mahkum olmama koşulunun bulunmaması nedeniyle sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilemeyeceği belirlenerek yapılan incelemede;
5237 Sayılı TCK. nun 145. maddesinde yer alan değer azlığı kavramı daha çoğunu alabilme olanağı varken yalnızca ihtiyacı kadar ve değeri az olan malın alınmasını ifade ettiği ve olayda uygulama olanağı bulunmadığından tebliğnamedeki 1 nolu bozma düşüncesine katılınmamış, dosya içeriğine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1- Sanığa ait adli sicil kaydındaki yazılı mahkumiyet kararının adli para cezasından ibaret olup ertelemeye engel teşkil etmediği gözetilmeden ve sanığın pişmanlık gösterip göstermediği değerlendirilmeden tayin olunan cezanın ertelenmesine yer olmadığına karar verilmesi,
2- 5237 Sayılı TCK. nun 53/1-c maddesinde belirtilen kendi alt soyu üzerindeki velayet hakkından vesayet veya kayyımlığa ait bir hizmette bulunmaktan yoksun bırakılma güvenlik tedbirinin aynı maddenin 3. fıkrası uyarınca, koşullu salıvermeye kadar uygulanabileceğinin gözetilmemesi,
Sonuç: Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı istem gibi BOZULMASINA, 23.06.2009 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy