(5271 S. K. m. 231) (5237 S. K. m. 51, 53, 58)
Dava: Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Karar: Sanığın daha önce kasıtlı bir suçtan mahkum olduğu anlaşıldığından, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilebilmesi için aranan 5271 s. CMK.nun 231/6. maddesinin (a) bendinde yazılı kasıtlı bir suçtan mahkum olmama koşulunun bulunmaması sebebiyle sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilemeyeceği belirlenerek yapılan incelemede;
5237 s. TCK.nun 53/1. maddesine göre anılan madde ve fıkrada belirtilen hakları kullanmaktan yoksun bırakılmanın kasten işlenmiş bir suçtan dolayı verilen hapis cezasına mahkumiyetin yasal sonucu olması karşısında kararda gösterilmeyen hak yoksunluğunun infaz aşamasında nazara alınması mümkün görülmüş, dosya içeriğine göre sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
1- Sanığın soruşturma aşamasında katılanın kendisine küfür ettiğini ve yumruk vurduğunu aralarında itişme sonucu katılanın traktör tırmığının üzerine düşerek yaralandığını savunması karşısında görgüye dayalı bilgisi bulunduğu anlaşılan tanık Y. Ç. dinlenerek sanık hakkında haksız tahrik hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının tartışılması gerektiğinin gözetilmemesi,
2- Sanığın suç tarihi itibariyle daha önce üç aydan fazla hapis cezasına mahkum edilmemiş olması karşısında suçu işledikten sonraki yargılama sürecinde pişmanlık gösterip göstermediği nazara alınıp tekrar suç işleyip işlemeyeceği konusunda oluşan kanaat değerlendirilerek cezasının ertelenip ertelenmeyeceğine karar verilmesi gerekirken, sabıkalı oluşunu ve geçmiş halini değerlendiren 5237 s. TCK.nun 51. maddesinde bulunmayan, kanuni ve yeterli olmayan gerekçelerle cezanın ertelenmemesine karar verilmesi,
3- Mükerrirlere özgü infaz rejimi ve denetimli serbestlik tedbirinin ne biçimde uygulanacağı süresi ve bu hususta karar verecek mercii 5275 S. Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Yasanın 108. maddesinde düzenlenmiş olup, aynı maddenin 5. fıkrası ile tekerrür dolayısıyla belirlenen denetim süresinde koşullu salıvermeye ait hükümlerin uygulanacağı belirlenmiştir. Bu sebeplerle denetimli serbestlik tedbirinin süresinin infaz aşamasında 5275 S. Yasa hükümleri uyarınca belirlenmesinin gerektiği gözetilerek, 5237 s. TCK.nun 58. maddesinin 7. fıkrası gereğince hükümlü hakkında mükerrirlere özgü infaz rejiminin ve cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbirinin uygulanacağının belirtilmesiyle yetinilmesi gerekirken infazı kısıtlar şekilde bir yıl süreyle denetime tabi tutulmasına hükmolunması,
Sonuç: Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu nedenlerden dolayı istek gibi BOZULMASINA 29.06.2009 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy