(5237 S. K. m. 43, 53, 125, 129) (5271 S. K. m. 231)
Dava: Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Sanıklar O. D. ve G. T. hakkında sanık B. K.'e hakaret suçundan karar verildiği anlaşıldığından tebliğnamedeki (4) numaralı bozma düşüncesine katılınmamış, sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
1- Sanıklar O. D., G. T. ve B. K.'in karşılıklı hakaret suçunu işledikleri anlaşıldığından TCK'nun 129. maddesi uyarınca tarafların her ikisi veya biri hakkında verilecek cezanın üçte birine kadar indirilmesi veya ceza vermekten vazgeçilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
2- Sanıklar B. ve E.'ın aynı fiille birden fazla kişiye karşı hakaret suçunu işledikleri anlaşıldığından haklarında TCK'nun 43/2. maddesinin uygulanması gerektiğinin nazara alınmaması,
3- Sanıklara atılı suçun aleni yerde işlendiği gözetilerek sanıklar hakkında verilen cezanın TCK'nun 125/4. maddesi uyarınca artırılması gerektiğinin gözetilmemesi,
4- Sanıklara tayin edilen kısa süreli hapis cezalarının ertelendiği gözetilmeden TCK'nun 53. maddesinin 1. fıkrasının uygulanmasına karar verilerek aynı maddenin 4. fıkrasına aykırı davranılması,
5- Hükümden sonra 08.02.2008 günlü Resmi Gazetede yayımlanarak aynı tarih yürürlüğe giren 5728 sayılı Yasa'nın 562. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMY'nın 231. maddesi uyarınca; hükmolunan cezanın tür ve süresine göre hükmün açıklanmasının geri bırakılıp bırakılmayacağı hususunun değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Sonuç: Bozmayı gerektirmiş, o yer C. Savcısının temyiz itirazı bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan sair yönleri incelenmeyen hükmün bu nedenlerden dolayı istek gibi bozulmasına, 29.06.2009 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy