(5237 S. K. m. 7, 129) (765 S. K. m. 482) (5271 S. K. m. 234, 238, 253, 254) (5252 S. K. m. 9)
Dava: Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
1- Sanığa atılı hakaret eyleminin soruşturulması ve kovuşturulması şikayete bağlı suçlardan olması karşısında, 5271 sayılı CMK'nun 253. ve 254 maddeleri uyarınca uzlaştırma girişiminde bulunulmadan, eksik kovuşturma ile yazılı biçimde hüküm kurulması,
2- Uzlaştırmadan sonuç alınamaması halinde 5237 sayılı TCK'nun 7. ve 5252 sayılı Yasanın 9. maddesi uyarınca sanığın eyleminin uyduğu kabul edilen her iki kanunun ilgili bütün hükümleri olaya ayrı ayrı uygulanmak suretiyle sonuçlar belirlenmesi, bu biçimde bulunan sonuç cezaların karşılaştırılması ve sonucuna göre lehe yasanın belirlenmesi gerekirken, açıklanan biçimde ve denetime olanak verecek şekilde değerlendirme yapılmadan, özellikle 5237 sayılı TCK'nun 129/3. maddesine göre hakaret suçunun karşılıklı işlenmesi halinde, olayın mahiyetine göre ceza vermekten de vazgeçilebileceğine dair hükmün daha lehe olduğu dikkate alınmadan, yazılı biçimde hüküm kurulması,
3- Şikayetçi A. N.'ün 22.6.2005 günlü duruşmaya gelerek sanığın cezalandırılmasını talep ettiği halde, 5271 sayılı CMK'nun 234. maddesinde yazılı hakları hatırlatılmadan ve aynı yasanın 238/2. maddesi gereğince davaya katılmak isteyip istemediği sorulmadan karar verilmesi,
4- Kabule göre de;
765 sayılı TCK'nun 482/3. maddesinin suç tarihi itibariyle öngördüğü temel cezanın 1 ay hapis ve 440 YTL. olduğu gözetilmeden, sanığa sadece 1 ay hapis cezası hükmedilerek eksik ceza tayini,
Sonuç: Bozmayı gerektirmiş sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan sanığın 1412 sayılı CMUK'nun 326/son maddesindeki hakları saklı tutularak hükmün bu sebepten dolayı isteme aykırı olarak BOZULMASINA 23.06.2009 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy