(5237 S. K. m. 50) (5271 S. K. m. 231)
Dava ve Karar: Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Oluşa ve dosya içeriğine göre, şikayet tarihine yakın bir zaman aralığında sanığın kiracısı olan katılanı oturduğu daireden tahliyesini sağlamak için katılanın daire zilini gece-gündüz belirsiz zamanlarda ve sıklıkla çaldırarak katılanın huzur ve sükununu bozduğu, apartman içerisinde katılana orospu, eve adam kapatıyorsun demek suretiyle hakaret ettiği dinlenen tanık beyanlarından anlaşıldığından ve tanıkların bu suçlara ilişkin beyanları arasında atılı suçların unsurlarına ilişkin bir çelişki bulunmadığından, mahkemenin bu suçlara yönelik kabul ve uygulamasında bir aykırılık görülmediğinden; sanığa atılı hakaret suçunun şikayete bağlı suçlardan oluşu, mahkemenin takdir hakkını hapis cezasından yana kullanmış oluşu, 5237 sayılı TCK. nun 50/2. maddesi uyarınca bu cezanın adli para cezasına çevrilemeyeceği zorunluluğu, kişilerin huzur ve sükununu bozma suçuna ilişkin bir talebinin de olmayışı bu suçlara ilişkin takdiri indirim maddesinin uygulanıp uygulanmamasının mahkemenin takdirinde olup, mahkemenin takdir hakkını uygulanmaması yönünde kullandığı anlaşıldığından ve de hükümde başkaca artırım ve indirim yapılmayacağını açıkça belirttiğinden, tebliğnamedeki bu hususlara yönelik düşüncelere katılınmamıştır.
Diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Hükümden sonra 08.02.2008 tarihli Resmi Gazetede yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 5728 sayılı Yasa'nın 562. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK. nun 231. maddesi uyarınca; hükmolunan cezanın tür ve süresine göre hükmün açıklanmasının geri bırakılıp bırakılmayacağı hususunun değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Sonuç: Bozmayı gerektirmiş, sanık ve müdafiilerinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı istem gibi BOZULMASINA, 30.06.2009 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy