(5271 S. K. m. 34, 230, 231) (765 S. K. m. 492) (647 S. K. m. 5)
Dava ve Karar: Sanığın daha önce kasıtlı bir suçtan mahkum olduğu anlaşıldığından hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilebilmesi için aranan 5271 sayılı CMK'nun 231/6 maddesinin (a) bendinde yazılı kasıtlı bir suçtan mahkum olmama koşulunun bulunmaması nedeniyle sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilemeyeceği belirlenerek yapılan incelemede;
Dosya içeriğine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1) Hükmün gerekçesi de, 5271 sayılı CMK'nın 34/1 ve 230. maddeleri uyarınca iddia ve savunmada ileri sürülen görüşler, delillerin tartışılması ve değerlendirilmesi, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin belirtilmesi ve maddede yazılı diğer hususların gösterilmesi gerektiği gözetilmeden, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca 5320 sayılı yasanın 8. maddesi uyarınca iade edilen 04.10.2005 tarihli hükmün gerekçesine yollamada bulunulmakla yetinilmesi,
2) Suç tutanağının onaylı sureti getirtilmeden onaysız suretinin hükme esas alınması,
3) Sanığa ait evde bulunan sayacın cam kenarı ayrılarak diske müdahale edildiğine dair suç tutanağı karşısında; keşifte tespit edilen kurulu güç göz önüne alınarak, kaçak kullanım süresi içerisinde normal kullanıma göre tüketebileceği ortalama elektrik miktarı bilirkişiye hesaplattırılarak, tüketimin kurulu güçle uyumlu olup olmadığı, suç tarihinden sonraki birer yıllık tüketim föyleri getirtilerek karşılaştırılıp, tutanaktan sonra tüketimde bariz bir artış olup olmadığı konularında bilirkişiden ek rapor alındıktan sonra, sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken bu araştırmalar yapılmadan, eksik soruşturma ve inceleme ile yazılı şekilde sanığın mahkumiyetine karar verilmesi,
4) Mühürleme tutanağı bulunmasa dahi, kurum kayıtlarındaki bilgi ve belgelere göre suça konu sayacın suç tarihinden önce kurum mührüyle mühürlenip mühürlenmediği katılan kurumdan sorulup varsa buna dair belgeler getirtildikten sonra suç niteliğinin belirlenmesi gerektiği gözetilmeden, 07.01.2005 tarihli yazıyla katılan kurumdan mühürleme tutanağının onaylı suretinin istenmesi üzerine, katılan kurum tarafından 14.01.2005 tarihli cevabi yazıda mühürleme tutanağının bulunmadığının bildirilmesine rağmen eksik inceleme ve araştırmayla 765 sayılı TCK'nın 492/2 maddesi uyarınca hüküm kurulması,
5) 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanunda Cumhuriyet Savcısının hükümlüye ödeme emri tebliği üzerine belirli süre içinde ödenmeyen para cezalarına gecikme zammı uygulanacağına ilişkin herhangi bir düzenleme bulunmadığından 647 sayılı yasanın 5/5 maddesi uyarınca gecikme zammına hükmedilmeyeceğinin gözetilmemesi,
Sonuç: Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı BOZULMASINA, 13.10.2009 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy