(5237 S. K. m. 43, 53, 58, 125) (5271 S. K. m. 231)
Dava: Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Sanığın daha önce kasıtlı bir suçtan mahkum olduğu anlaşıldığından, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilebilmesi için aranan 5271 sayılı CMK. nun 231/6. maddesinin (a) bendinde yazılı kasıtlı bir suçtan mahkum olmama koşulunun bulunmaması nedeniyle sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilemeyeceği belirlenerek yapılan incelemede;
Daha ağır ceza verilmesi nedeniyle Ankara 6. Asliye Ceza Mahkemesinin 25.01.2005 tarihli içtimalı ilamı içerisinde yer alan 1 yıl 6 ay hapis ve para cezasına ilişkin mahkumiyetin tekerrüre esas alınması gerektiğinin gözetilmemesi, karşı temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Dosya içeriğine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1- Sanığın ek savunmasını içeren 21/06/2006 tarihli talimat mahkemesi duruşma tutanağının birinci sayfasının hakim tarafından imzalanmaması suretiyle CMK. nun 219. maddesine aykırı davranılması,
2- Sanığın katılana karşı 01.12.2005 ve 14.12.2005 tarihlerinde işlediği kabul edilen hakaret eylemleri nedeniyle, hakkında TCK. nun 43/1. maddesi gereğince zincirleme suç hükümlerinin uygulanması gerektiği gözetilmeden, iki ayrı suç kabul edilerek fazla ceza tayini,
3- Tekerrüre esas alınan Elmadağ Asliye Ceza Mahkemesinin 30.12.2002 tarihli ilamında birden fazla mahkumiyet hükmü bulunduğu gözetilerek, hangi hüküm nedeniyle mükerrir sayıldığı belirtilmeyerek, infazda duraksamaya neden olunması,
4- 5237 Sayılı TCK. nun 53/1-c maddesinde belirtilen kendi alt soyu üzerindeki velayet hakkından vesayet veya kayyımlığa ait bir hizmette bulunmaktan yoksun bırakılma güvenlik tedbirinin aynı maddenin 3. fıkrası uyarınca, koşullu salıvermeye kadar uygulanabileceğinin gözetilmemesi,
Sonuç: Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı istem gibi BOZULMASINA, 29.09.2009 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy