(765 S. K. m. 485) (5237 S. K. m. 7, 129) (5252 S. K. m. 9) (5271 S. K. m. 231)
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Sanık müdafiinin temyiz isteminin sanık hakkında hakaret ve kasten yaralama suçlarından kurulan hükümlere yönelik olduğu belirlenerek yapılan incelemede;
1- 5237 sayılı TCK'nun 7. ve 5252 sayılı Yasanın 9. maddelerine göre, sanığın hakaret suçundan eyleminin uyduğu kabul edilen her iki kanunun bütün hükümleri birbirine karıştırılmaksızın uygulanmak suretiyle ayrı ayrı sonuçlar belirlenmesi, bu biçimde bulunan sonuç cezaların karşılaştırılması ve sonucuna göre lehe olan yasanın belirlenmesi gerekirken ve özellikle karşılıklı hakaret sebebiyle cezaların ıskat edileceğini düzenleyen 765 sayılı TCK'nun 485/2. maddesi uyarınca, sanık hakkında ceza tayin edildikten sonra ıskat kararı verileceğinin belirtilmesi, bu düzenlemenin 5237 sayılı TCK'daki karşılığı olan 129/3. maddesinde ise doğrudan doğruya ceza vermekten vazgeçileceğinin belirtilmesi karşısında, 5237 sayılı TCK'nun sanık lehine olacağından açıklanan biçimde ve denetime olanak verecek şekilde değerlendirme yapılmadan yazılı biçimde hüküm kurulması,
2- Hükümden sonra 08.02.2008 günlü Resmi Gazete'de yayımlanarak aynı tarih yürürlüğe giren 5728 sayılı Yasanın 562. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMY'nın 231. maddesi uyarınca; sanık hakkında kasten yaralama suçundan hükmolunan cezanın tür ve süresine göre hükmün açıklanmasının geri bırakılıp bırakılmayacağı hususunun değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Sonuç: Bozmayı gerektirmiş sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan sair yönleri incelenmeyen hükmün bu sebepten dolayı istek gibi BOZULMASINA, 23.02.2009 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy