(5237 S. K. m. 7, 125) (765 S. K. m. 482) (5252 S. K. m. 9) (647 S. K. m. 4) (5271 S. K. m. 231, 253, 254)
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
I- Sanık hakkında kasten yaralama suçundan hükmolunan cezanın miktar ve türüne göre hükmün 1412 Sayılı CMUK'nun 305/1. maddesi gereğince hüküm tarihi itibariyle temyizi mümkün olmadığından sanığın temyiz isteğinin 1412 sayılı CMUK'nun 317. maddesi uyarınca REDDİNE;
II- Sanık hakkında hakaret suçundan kurulan hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
5237 sayılı TCK. nun 7. ve 5252 sayılı Kanunun 9. maddeleri uyarınca sanığın eyleminin uyduğu kabul edilen 765 sayılı TCK ile 5237 sayılı TCK. nun ilgili tüm hükümleri olaya ayrı ayrı uygulanmak suretiyle bulunan sonuç cezaların karşılaştırıldığı sanığa asgari hadden tayin edilen hapis cezasının 647 sayılı TCK'nun 4. maddesi uyarınca paraya çevrildiği ve ertelenmediği de nazara alınarak 5237 sayılı TCK'nun 125/1. maddesinde düzenlenen hakaret suçu yönünden 5 günden 730 güne kadar adli para cezasına da hükmedilebileceği ve bu durumda 5237 sayılı TCK'nun 125/1. maddesinin uygulanmasının sanık lehine olduğu sabit ise de, mahkemece takdiren 90 gün adli para cezasına hükmedileceği belirtilerek sonuç cezalar karşılaştırıldığında 765 sayılı TCK.nun 482/2. maddesinin lehe olduğunun kabulünde bir isabetsizlik bulunmadığı gibi yasa karşılaştırmasının Yargıtay denetimine uygun olarak yapıldığı anlaşılmakla tebliğnamedeki (1) no.lu bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir.
Başkaca temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1- Sanığa atılı hakaret suçu takibi şikayete bağlı suçlardan olduğu halde, 5271 Sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 253 ve 254. maddeleri uyarınca uzlaştırma işlemleri yapılmadan eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
2- Hükümden sonra 08.02.2008 tarihli Resmi Gazetede yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 5728 sayılı Yasa'nın 562. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK. nun 231. maddesi uyarınca; hükmolunan cezanın tür ve süresine göre hükmün açıklanmasının geri bırakılıp bırakılmayacağı hususunun değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Sonuç: Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı istem gibi BOZULMASINA, 12.11.2009 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy