(647 S. K. m. 6) (5271 S. K. m. 231)
Dava: Hırsızlık suçundan sanık S. K.'un yapılan yargılaması sonucunda; mahkumiyetine dair Nazilli 1.Asliye Ceza Mahkemesinden verilen 07.02.2006 tarihli hükmün Yargıtay'ca incelenmesi sanık müdafii tarafından istenmekle ve dosya Yargıtay C.Başsavcılığının 29.01.2008 tarihli tebliğnamesiyle dairemize gelmekle yapılan inceleme sonunda gereği düşünüldü:
Karar: Sanığın ayın 15'inde maaş aldığı için 16'sında abone olmayı düşünürken abone olamadan ayın 14'ünde tutanak düzenlendiğine ve sayaçtan geçirmek suretiyle 4-5 gün süre ile elektrik kullandığına ilişkin savunmasını doğrulayan tutanak tanıklarının elektriğin sayaçtan geçtiğine ve tanık A. G.'ün sanığın tahminen 3 hafta kadar abonesiz elektrik kullandığına dair beyanları ile dosya içeriğinde sayaca müdahale edildiğine dair delilin bulunmaması karşısında sanığın kısa süreli abonesiz olarak sayaçtan geçirmek suretiyle elektrik kullanmaktan ibaret eyleminin hukuki ihtilaf olarak değerlendirilmesi ve suçun unsurlarının oluşmadığı gözetilerek beraatine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi,
Kabule göre de;
1-Sanık müdafiinin 07.02.2006 tarihli celsedeki sanık hakkında lehe hükümlerin uygulanmasına ilişkin talebi 647 sayılı Yasa'nın 6.maddesinde düzenlenen cezanın ertelenmesine ilişkin hükümleri de içerdiği halde, bu hususta olumlu veya olumsuz bir karar verilmemesi,
2-5275 Sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkındaki Yasada Cumhuriyet Savcısının hükümlüye ödeme emri tebliği üzerine belli süre içinde ödenmeyen para cezalarına gecikme zammı uygulanacağına ilişkin herhangi bir düzenleme bulunmadığından,647 Sayılı Yasanın 5/5 maddesi uyarınca gecikme zammına hükmedilemeyeceğinin gözetilmemesi,
3-Müşteki idare vekilinin davaya katılma yönündeki talebi konusunda olumlu veya olumsuz bir karar verilmediği halde idare lehine vekalet ücretine hükmedilmesi,
4-Hükümden sonra 08.02.2008 tarihli Resmi Gazetede yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 5728 sayılı Yasa'nın 562.maddesi ile değişik 5271 sayılı CYY'nın 231. maddesi uyarınca; hükmolunan cezanın tür ve süresine göre hükmün açıklanmasının geri bırakılıp bırakılmayacağı hususunun değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Sonuç: Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu sebeplerden dolayı istem gibi BOZULMASINA, 02.06.2008 tarihinde oybirliği ile, karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy