(5237 S. K. m. 35, 52, 61, 62, 86, 125) (5271 S. K. m. 150, 309) (5320 S. K. m. 8)
Dava: Hakaret, basit müessir fiil ve silahla müessir fiile teşebbüs suçlarından sanık A. D.'ın, 5237 sayılı TCK.nun 125/1 (3 kez), 62/1 (3 kez), 35/2, 86/3-e maddeleri gereğince 166.00 (2 kez) ve 250.00 YTL adli para cezalarıyla cezalandırılmasına dair, Yumurtalık Sulh Ceza Mahkemesinin 29.03.2006 tarihli ve 2005/124 esas, 2006/17 sayılı karar aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığınca verilen 21.02.2008 gün ve 2007/11295 s. kanun yararına bozma talebine dayanılarak dava dosyası Yargıtay C. Başsavcılığının 13.03.2008 gün ve 2008/48048 sayılı tebliğnamesiyle dairemize gönderilmekle okundu;
Kanun yararına bozma isteyen tebliğnamede;
1- Kararda sanığa TCK.nun 125/1 inci maddesinde düzenlenen hakaret, 86/2 nci maddesinde düzenlenen basit müessir fiil ve 86/2, 3-e, 35/1 inci maddelerinde düzenlenen silahla basit müessir fiile teşebbüs suçlarından mahkumiyetine karar verilmiş, ancak hem gerekçeli kararda hem kısa kararda her üç suça da TCK.nun 125/1 inci maddesi uygulanarak yanlış hukuki dayanak kurulmasında,
2- Hüküm fıkrasının 3 numaralı bendinde 150.00 YTL adli para cezası olarak hesaplanan ceza, 5237 s. Kanun'un 86/3-e maddesinin tatbiki ile 1/2 oranında artırılmasına karar verildiği halde, bu ceza iki kat arttırılarak 300.00 YTL olarak hesaplanıp, anılan kanun'un 62/1 inci maddesinde düzenlenen indirim bu yanlış hesap üzerinden hesaplanarak fazla ceza tayin edilmesinde,
3- Dosya kapsamında sanığın Sağlık bakanlığı Adana Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Hastanesinde şifa buluncaya kadar kaydıyla muhafaza ve tedavi altında olduğu bilindiği halde, sosyo ekonomik durumu araştırılmadan TCK.nun 52/2 nci maddesi gereğince 1 gün karşılığı para miktarı belirlenirken alt hadden uzaklaşıp teşdiden günlüğü 40.00 YTL.sından para cezası hesaplanarak teşdid uygulaması yapılmasında,
4- Sanığa her bir suç için, günlüğü 40.00 YTL.sından 5 gün karşılığı 200.00 YTL adli para cezası belirlenip artırım ve indirimler 200.00 YTL üzerinden yapılmak suretiyle TCK.nun 61/8 inci maddesine aykırı karar verilmesinde,
5- Dosya içeriğine göre, sanığın davetiyeyle çağrıldığında, Adana Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastanesinde tedavi gördüğünün bildirilmesi üzerine, yazılan talimatlar sonucu Adana 3.Sulh Ceza Mahkemesince tedavi gördüğü hastaneden getirtilerek, ne şekilde atandığı belli olmayan savunman huzurunda, iki defa ayrı tarihlerde savunmasının alınması karşısında, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 150/2 nci maddesi uyarınca müdafii bulunmayan sanık kendisini savunamayacak derecede malul ise istemi aranmaksızın bir müdafii görevlendirilmesinin zorunlu olduğu, yargılama evresinde tedavi gören sanığa yargılamayı yapan mahkemece müdafii görevlendirilerek, yargılamanın her aşamasında ve özellikle de hükmün kurulduğu oturumda hazır bulundurulması gerekirken, müdafii görevlendirmeden yapılan yargılama sonunda sanık hakkında hükümlülük kararı verilmek suretiyle savunma hakkının kısıtlanmasında, isabet görülmediğinden 5271 Sayılı CMK.nun 309 uncu maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozma talebine dayanılarak ihbar olunmuştur.
Karar: Gereği düşünüldü:
Sanık hakkında kurulan ilk hüküm, üst Cumhuriyet savcısı tarafından süresinde temyiz edilmiş ve Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca 5320 sayılı Ceza Yargılaması Yasasının Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkındaki Yasanın 8 inci maddesinin 2 nci fıkrası uyarınca hüküm mahkemesine dosyanın iade edilmesi üzerine mahkemesince duruşma açılarak, iadeden sonra sanık hakkında atılı suçlardan yargılamaya devam edilmiştir. Sanığın davetiyeyle çağrıldığında, Adana Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastanesinde tedavi gördüğünün bildirilmesi üzerine, yazılan talimatlar üzerine Adana 3. Sulh Ceza Mahkemesince tedavi gördüğü Adana Ruh ve sinir hastalıkları hastanesinden getirtilerek, ne şekilde atandığı belli olmayan savunman huzurunda, iki defa ayrı tarihlerde savunması alınmıştır.
Sonuç: 5271 sayılı Ceza Yargılama Yasasının 150. maddesinin 2 nci fıkrası uyarınca müdafii bulunmayan sanık kendisini savunamayacak derece malul ise istemi aranmaksızın bir müdafii görevlendirilmesi zorunludur. Adana Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastanesinde, yargılama evresinde tedavi gören sanığa; yargılamayı yapan mahkemece müdafii görevlendirilerek, yargılamanın her aşamasında ve özellikle de hükmün kurulduğu oturumda hazır bulundurulması sağlanması gerekirken, müdafii görevlendirmeden yapılan yargılama sonunda sanık hakkında hükümlülük kararı verilerek, savunma hakkının kısıtlanması nedeniyle Yasa Yararına Bozma istemi yerinde görüldüğünden (Yumurtalık) Sulh Ceza Mahkemesinden verilip kesinleşen 29.03.2006 gün ve 2005/124 Esas, 2006/17 sayılı kararın 5271 sayılı Ceza Yargılaması Yasasının 309 uncu maddesinin 4 üncü fıkrasının (b)bendi uyarınca BOZULMASINA, bozma nedenine göre, ilk derece mahkemesince yüklenen suçtan yeniden yargılama yapılarak sonucuna göre gereken hüküm kurulurken diğer yasa yararına bozma istemleri (1, 2, 3 ve 4 bentlerdeki) konularının gözetilmesi olanaklı olduğundan bu konuda karar vermeye yer olmadığına 15.04.2008 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy