(5237 S. K. m. 52, 58, 86) (5275 S. K. m. 108) (5320 S. K. m. 8) (5271 S. K. m. 309) (1412 S. K. m. 305)
Dava: Basit yaralama suçundan sanıklar E. Ö. ve M. S. K.'un, 5237 sayılı TCK.nun 86/2, 86/3-e, 52/2. maddeleri gereğince ayrı ayrı 140 YTL adli para cezası ile cezalandırılmalarına, cezalarının anılan Kanun'un 58. maddesine göre mükerrerlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine dair Yunak Sulh Ceza Mahkemesinin 11.12.2007 tarihli ve 2006/144 esas, 2007/153 sayılı karar aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığınca verilen 04.12.2008 gün ve 2008/14365-62087 sayılı kanun yararına bozma talebine dayanılarak dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 02.01.2009 gün ve 2008/270944 sayılı tebliğnamesiyle dairemize gönderilmekle okundu;
Kanun yararına bozma isteyen tebliğnamede;
5237 sayılı TCK.nun 58/6. maddesine göre, tekerrür halinde hükmolunan cezanın mükerrerlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesi ve aynı maddenin 8. fıkrasında yer alan mükerrerlerin mahkum olduğu cezanın infazı ile denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasının kanunda gösterilen şekilde yapılması gerektiği biçimindeki düzenlemeler doğrultusunda, 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun'un 108/1-c maddesinde, tekerrür halinde işlenen suçtan dolayı mahkum olunan süreli hapis cezasının dörtte üçünün infaz kurumunda iyi halli olarak çekilmesi durumunda, koşullu salıverilmeden yararlanılabileceği ve ancak aynı maddenin 2.fıkrasına göre, tekerrür nedeniyle koşullu salıverme süresine eklenecek miktarın, tekerrüre esas alınan cezanın en ağırından fazla olamayacağına dair hükümler içerdiği nazara alındığında, mükerrerlere özgü infaz rejiminin uygulanabilmesi için hapis cezasına hükmedilmesi gerektiği cihetle, hakkında para cezasına hükmedilen sanıkların cezasının mükerrerlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmesinde,
5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'un 8. maddesinde, Bölge Adliye Mahkemelerinin Resmi Gazete'de ilan edilecek göreve başlama tarihinden önce aleyhine temyiz yoluna başvurulmuş olan kararlar hakkında, kesinleşinceye kadar 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun 305 ila 326. maddelerinin uygulanacağının belirtildiği, 5218 sayılı Kanun'la değişik 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun 305/1. maddesindeki iki milyar liraya kadar para cezalarına dair hükümlerinin kesin olduğu şeklindeki düzenleme karşısında, sanık hakkında tekerrüre esas alınan kararda doğrudan hükmolunan adli para cezasının miktarı itibariyle kesin olduğu, bu suretle verilen hükmün tekerrüre esas olamayacağı gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmediğinden 5271 Sayılı CMK.nun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozma talebine dayanılarak ihbar olunmuştur.
Karar: Kanun yararına bozma istemi yerinde görüldüğünden, Yunak Sulh Ceza Mahkemesinden verilip kesinleşen 11.12.2007 gün ve 2006/144-2007/153 sayılı kararın 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 309. maddesinin 4.fıkrasının (d) bendi uyarınca BOZULMASINA, hükümde yer alan müşteki sanıklar E. Ö. ve M. S. K.'un cezalarının mükerrerlere özgü infaz rejimine göre infaz edilmesine ilişkin kısmın hükümden çıkarılmasına, hükmün diğer bölümlerinin aynen korunmasına 02.02.2009 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy