(5271 S. K. m. 170, 174, 309) (5237 S. K. m. 141)
Dava: Hırsızlık suçundan şüpheli Yalçın Karaca hakkında yapılan soruşturma evresi sonucunda Sincan Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen 26.12.2006 tarihli ve 2005/13663 soruşturma, 2006/3194-1596 sayılı iddianamenin 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 170. maddesine uygun bulunmadığından bahisle Aynı Kanun'un 174. maddesi gereğince iadesine dair, Sincan 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 29.12.2006 tarihli ve 2006/415 sayılı kararına yönelik itirazın reddine ilişkin, Sincan 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 17.01.2007 tarihli ve 2007/29 müt.sayılı karar aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığınca verilen 19.04.2007 gün ve 20742 sayılı kanun yararına bozma talebine dayanılarak dava dosyası Yargıtay Yüksek 6. Ceza Dairesinin 23.12.2008 gün ve 2007/13192 Esas, 2008/24447 karar sayılı Görevsizlik ilamıyla dairemize gönderilmekle okundu. Kanun yararına bozma isteyen tebliğnamede;
1- Cumhuriyet Savcılığınca şüphelinin savunması alınmadığından bahisle iddianamenin iadesine, keza aynı sebeple itirazın reddine karar verilmiş ise de;
5271 Sayılı Kanun'un 170. maddesinde, iddianamede bulunması gereken hususların neler olacağının gösterildiği, aynı Kanun'un 174/1. maddesinde ise iddianamenin hangi hallerde iadesine karar verileceğinin belirtildiği, iddianamenin iadesi sebepleri arasında şüphelinin savunmasının alınmamasının gösterilmediği, şüphelinin tüm aramalara rağmen bulunamadığının anlaşılması karşısında, şüphelinin savunmasının alınmadığı gerekçesiyle iddianamenin iade edilemeyeceği,
2- Dosya içeriğine göre suç oluşturan eylemi gerçekleştirenin şüpheli Yalçın Karaca olduğu gerekçesiyle iddianamenin düzenlendiği, mahkemenin ise suçu işleyenin başkası olduğunu söyleyerek iddianameyi iade etme yetkisinin olmadığı ve iddianamede yazılı kişi ile bağlı olduğu,
3- Suça konu elektrik tespit tutanağında hakkında ek takipsizlik kararı verilen Sezgin Dursun'a Yalçın Karaca'ya ulaştırılmak üzere şeklinde imzalattığının yazılı olduğu ve Sezgin Dursun'un verdiği ifadede bunu doğruladığı, suça konu yerin şüpheli tarafından işletildiği ve mahkemece bu aşamada delil değerlendirmesinin yapılamayacağı,
4- Cumhuriyet Başsavcılığına söz konusu tutanağın geldiği tarihte, şüphelinin işyerini terk etmiş olduğunun anlaşıldığı, şüphelinin ilgili işyerinde faaliyet göstermemesi sebebiyle kurulu güç tespitinin mümkün olmadığı,
5- Mahkemenin iade kararında şüphelinin suç tarihinde abone olmadığını kabul edip iade sebebi yapmış olması karşısında, abone olmayanların tüketim föylerinin de bulunmasının mümkün olmadığı,
Gözetilmeden itirazın kabulü yerine yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmediğinden 5271 Sayılı CMK. nun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozma talebine dayanılarak ihbar olunmuştur. Gereği düşünüldü:
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun iddianamenin iadesini düzenleyen 174/1. maddesinde; üç iade nedeni öngörülmüştür.
1- İddianamede, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 170. maddesinin üçüncü fıkrasında öngörülen hususların gösterilmemesi,
2- İddianamenin, suçun ispatına (sübutuna) etki edeceği mutlak sayılan mevcut bir kanıt (delil) toplanmadan düzenlenmesi,
3- Ön ödeme ya da uzlaşma yoluyla çözümlenecek bir suç olduğu soruşturma dosyasından açıkça anlaşılan işlerde, iddianamenin ön ödeme ya da uzlaşma yöntemi (usulü) uygulanmaksızın düzenlenmesi,
Bu hallerde, birinin gerçekleşmiş olması durumunda, davanın açıldığı görevli ve yetkili mahkeme iddianamenin Cumhuriyet Başsavcılığına iadesine karar verir.
Somut olayda; şüphelinin savunmasının alınmamasının iade nedeni olamayacağının gözetilmediği, şüphelinin suçu işlediğine ilişkin kanıtların iddianamede gösterildiği, şüphelinin suç tarihinde işyerini kullandığına ilişkin kira kontratosunun örneğinin iddianameye eklendiği, şüphelinin abone kaydının bulunmaması karşısında tüketim föylerinin dosyaya getirtilemediği ve bilirkişi incelemesi yaptırılmamasının iddianamenin iadesi sebeplerinden bulunmadığı, evrak içeriğinden açıkça anlaşıldığı halde, itirazın kabulü yerine reddine karar verilmesi sebebiyle kanun yararına bozma istemi yerinde görüldüğünden, Sincan 1. Ağır Ceza Mahkemesinden verilip kesinleşen 17.01.2007 tarih ve 2007/29 müt. Sayılı kararın, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 4.fıkrasının (a) bendi uyarınca BOZULMASINA,
Sonraki işlemlerin mahallinde merciince yerine getirilmesine 11.02.2009 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy