(765 S. K. m. 80, 523) (5271 S. K. 231, 232) (647 S. K. m. 5, 6)
Dava ve Karar: Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Sanık hakkında 01.02.2003 ve 18.02.2003 tarihlerinde kaçak elektrik kullandığına dair iki ayrı tutanak tutulması karşısında, her iki eylemin de sabit olup olmadığı araştırılarak sabit olması halinde, sanık hakkında 765 sayılı TCK. nun 80. maddesinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi, aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamış ve dosya içeriğine göre, sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
1- Sanığın kovuşturma aşamasındaki savunmalarında, tespit tarihinde suça konu evde kendisinin oturmadığını, boşandığı eşi Kudret Şeker'in oturduğunu beyan etmesi, kaçak elektrik tespit tutanaklarında da sayaca film şeridi takmak suretiyle kaçak elektrik kullandığının belirtildiği halde, tutanaklarından ve tutanak tanıklarının beyanlarından tespit esnasında sayaçta film takılı olup olmadığının anlaşılmaması karşısında, öncelikle sanığın iddiaları zabıta aracılığıyla araştırılıp, sanığın suç tarihinde evde oturup oturmadığının belirlenmesi, evde oturduğunun sabit olması halinde ise tutanak tanıkları tekrar dinlenerek ve tespit tarihinden geriye ve ileriye doğru birer yıllık dönemleri kapsayan enerji tüketim föyleri getirtilip, kurulu güce göre, ihtilaflı dönemdeki tüketimin normal olup olmadığı araştırılarak ve suç tarihinden önceki ihtilaflı dönemdeki tüketim ile suç tarihinden sonraki ihtilafsız dönemdeki tüketim miktarları karşılaştırılarak, suç tarihinden sonra tüketimde bariz bir artma olup olmadığı belirlenip, bariz bir artma var ise, bunun nedeni sanıktan açıklattırılarak sonucuna göre, sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken bu araştırmalar yapılmadan eksik kovuşturma ile yazılı şekilde mahkumiyet hükmü kurulması,
2- Katılan kurumun 26.02.2003 tarihli yazısında, kaçak elektrik bedelinin ödenmediği belirtilmiş ise de, iddianamenin 28.03.2003 tarihinde düzenlendiğinin anlaşılması ve 01.02.2003 tarihli kaçak elektrik tespit tutanağının dosyada mevcut onaylı suretinin üzerinde ödendi ibaresinin bulunması karşısında; 26.02.2003 ve 28.03.2003 tarihleri arasında kaçak elektrik bedeli ödenerek iddianame ile dava açılmadan önce suçtan zarar görenin zararının karşılanıp karşılanmadığı şikayetçi kurumdan sorularak araştırılıp sonucuna göre, sanık hakkında 765 sayılı TCK. nun 523. maddesinin uygulanmasının gerekip gerekmediğinin belirlenmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
3- Sanık müdafiinin 26.01.2006 tarihli celsedeki, lehe olan yasa hükümlerin uygulanmasına ilişkin talebi, 647 sayılı Yasa'nın 5. maddesinin taksitlendirmeye ve aynı kanunun 6. maddesinin cezanın ertelenmesine ilişkin hükümlerini de içerdiği halde, bu hususlarda olumlu veya olumsuz bir karar verilmemesi,
4- Sanığın kaçak olarak kullandığı elektriğin suç tarihindeki değerinin pek hafif olarak kabul edilerek cezasında indirim yapılırken uygulanan kanun maddesinin gösterilmemesi suretiyle 5271 Sayılı CMK. nun 232/6. maddesine aykırı davranılması,
5- Hükümden sonra 08.02.2008 tarihli Resmi Gazetede yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 5728 sayılı Yasa'nın 562. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK. nun 231. maddesi uyarınca; hükmolunan cezanın tür ve süresine göre hükmün açıklanmasının geri bırakılıp bırakılmayacağı hususunun değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Sonuç: Bozmayı gerektirmiş sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı istem gibi BOZULMASINA, 02.03.2009 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy