(5271 S. K. m. 34, 231, 232) (1412 S. K. m. 310)
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dairemizce de kabul edilerek uygulanan Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 30.01.2007 tarih, 3-9 esas ve 2007/18 s. kararında belirtildiği üzere; 5271 s. CMK. nın 232/6 ve 34/2. maddeleri ve 1412 s. CMUK'nun 310. maddesine göre kararda başvurulacak kanun yolu, süresi ve mercii yanında şekli de kuşkuya yer vermeyecek biçimde açıkça gösterilmesi gerektiği halde, hükümde temyiz süresi gösterilmesine karşın CMK'nun 34/2. maddesinde belirtilen ve 1412 S. CMUK'nun 310. maddesinde gösterilen Başvurulabilecek yasa yolu mercii ve şekilleri açıkça gösterilmediğinden, sanığın yüzüne karşı verilen hükmü kanuni 7 günlük süreden sonra, kendisine 20.10.2006 gününde gerekçeli kararın tebliği üzerine sanık müdafii tarafından sunulan 26.10.2006 günlü temyiz istemi süresinde kabul edilerek yapılan incelemede;
Hükümden sonra 08.02.2008 günlü Resmi Gazetede yayımlanarak aynı tarih yürürlüğe giren 5728 s. Yasa'nın 562.maddesi ile değişik 5271 s. CMK.nun 231. maddesi uyarınca; hükmolunan cezanın tür ve süresine göre hükmün açıklanmasının geri bırakılıp bırakılmayacağı hususunun değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Sonuç: Bozmayı gerektirmiş sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan sair yönleri incelenmeyen hükmün bu sebepten dolayı istek gibi BOZULMASINA, 03.02.2010 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy